Ashua Haber
Uzaylı gördük!
70’lerde çekilen görüntüleri inceleyen uzmanlar ‘Bazı nesneler ortaya çıkıp kayboluyor’ dedi ...
Blackberry tepe teklak
iPhone’la Google’ın Android sistemi vurdu, Blackberry cephesi yenilikte gecikti, sistemleri göçtü. Borsada kötü günler sonrası hissedar baskısı sonuç ...
Anonymous Facebook a saldıracak
Protestocu hacker grup Anonymous, 28 Ocak’ta Facebook’a bir saldırı düzenlemeyi planlıyor...
Dünyanın en büyük ikinci üreticisiyle ortak oldu
Anadolu Efes'in dünyanın en büyük ikinci bira üreticisi SAB Miller'la stratejik işbirliğine gideceği anlaşmada son imzalar da atıldı....
Televizyon yarışmalarının büyük soygunu
Televizyonlarda yayınlanan yarışma programları çeşitli oyunlarla vatandaşları telefonlara yönlendirip büyük ekonomik kayıplara uğramasına neden oluyor...
Mutfakta Erkek Var!

Mutfakta Erkek Var!

 
Yazar : İpek Gürel
Üstelik jülyen doğramayı da biliyor!


12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Görünmez sınırlarınız var mı sizin de? Hayatınızın hangi kapılarına şifreler koydunuz? Nerelere ördünüz sanal duvarlarınızı?

 

Benim cevabım kolay... Hayatın tüm karmaşasının içinde, kendime mutlu bir ortam yarattığım, yaratıcılığımın sınırlarını zorladığım, her tür riski gözüm kapalı aldığım yere, mutfağıma astım ben “girilmez” levhasını...  

    

Bakmayın mutfağımla ilgili çok şeyi gözler önüne serdiğime... Ne de olsa ben burada yaptıklarımı, yaşadıklarımı anlattım hep. Yoksa hiç hatırlamıyorum bir hazine gibi, çok değerli bir sanat eseri gibi gördüğüm kurabiye kalıplarımı, pasta malzemelerimi, her birini farklı bir amaç için kullandığım bıçaklarımı, tavalarımı, tencerelerimi vs. birileriyle paylaştığımı... Ama ben galiba o çok sevdiğim kek kalıplarımı korumaya çalışırken, beni insanlardan koparan, paylaştıkça artan mutluluktan mahrum bırakan kendi kalıplarımı gözden kaçırmış; hedefim her adımda daha özgür olmakken, birkaç parça eşyaya kendimi ellerimle esir etmişim. Anlaşıldı! Zaman, “İpeğin Mutfağı”nın halka arz edilme zamanı! Acaba kimden başlamalı? Aslında bu iş için çok uygun birisini tanıyorum. Çok yakınım, en yakınım, pek sevdiğim, Ashua Haber köşe komşum, hayat arkadaşım, öbür yarım...

 

-          Haluk’cum,

-          Efendim canım?

-          Diyorum ki, bu yazımda seni konuk edeyim köşemde..?

-          Nasıl yani? (Oldukça heyecanlandı)

-          İşte sen yemek yap, senin tariflerini yazalım. (Doğru yapıyorum değil mi?)

-          Emin misin? (İnanmaz gözlerle, çapkın bir bakış)

-          Tabii canım, neden olmasın? (dönüşü olmayan yola girdim!)

-          TAMAM! (kendinden emin tavırlar)

-          Harika! (Allah’ım sen pişmanlık verme...)

 

Her ne kadar sevinsem de, içim bir garip oldu. Sınırları kaldırmak, duvarları yıkmak çok kolay değil galiba... İyisi mi, ben tabak çanağımla helalleşirken sözü Haluk’a bırakayım...

 

***

Vay canına! İpek benden mutfağına konuk olmamı istedi. Bu müthiş bir haber. Uydurmasyon lezzetlerim sonunda halkla buluşacak ve meşhur olacak..! Şaka bir yana, onur duydum bu davetten. Canım içi bana mutfağının, onun için çok değerli olan o renkli dünyanın kapılarını açmış ve bana güvenmiş. Heyecandan ayaklarım öyle bir yerden kesildi ki sormayın gitsin. Peki ne hazırlayacağım? Bu mutfakta pişen her yemek birbirinden enfes, yazıya dökülüşleri birbirinden ustalıklı... Öyle şeyler yapmalıyım ki layık olsun sevgili karımın köşesine. Eh benim yemek arşivim de pek kabarık sayılmaz..!

 

Tüm bu düşünceler geçiyorken kafamdan, içimdeki coşkunun uzaklaşmaya başladığını, yerini strese bıraktığını fark ettim. İnsanın, kaygılarını devreye sokunca ortaya güzel bir şeyler çıkartması mümkün mü? Bu güzel davetin ve bu kıymetli paylaşımın tadını çıkartmak dururken, kaygılar arasında bunu bir sınava dönüştürmeye hiç niyetim yok. O halde eğlence başlasın...

 

Bekarlık günlerimden kalma alışkanlık, biraz şundan, biraz bundan yemekler yapmayı, kendimce birbirine yakışacağını düşündüğüm lezzetleri karıştırmayı pek severim. İçimdeki bu coşkulu ve yenilikçi sesi dinleyerek şöyle pratik, renkli, enerjik bir şeyler yapayım istedim. Adı da ‘Tatlı Tuzlu Şöleni’ olsun.

 

Önce tuzlu şölen! 3-4 kişilik bir yemek için tavuğun göğüs kısmından iki orta büyüklükteki parçayı küçük küçük doğradım ve çukur bir kaba yerleştirdim. Üzerine bir çay kaşığı kırmızı toz biber, bir çay kaşığı karabiber, iki çay kaşığı sumak, iki çay kaşığı tuz, üç çay kaşığı toz köri, iki diş minik minik doğranmış sarımsak, iki tatlı kaşığı soya sosu, iki (isteğe bağlı bir) tatlı kaşığı bal, bir yemek kaşığı zeytinyağı katarak iyice harmanladım ve dinlenmesi için bir kenara koydum. Bekleme sürecinde, yemeğin renkli bir şölene dönüşmesini sağlayacak olan sebzelerle ilgilendim. Pişme dereceleri eşit olsun diye jülyen doğradığım bir renkli dolmalık biber (ben sarı olanını kullandım) ve bir kırmızı biberi, bir avuç taze fasülyeyi, bir iri havucu ve halka halka doğradığım iki Girit kabağıyla iki Çengelköy salatalığını, az bir miktar zeytinyağı gezdirdiğim vok tavayı iyice ısıttıktan sonra sırayla ekleyerek, hafif diri kalacak kadar pişirmeye koyuldum. Vok tavanın en zevkli kısmı, çok becerikli olmasanız dahi içindekileri havaya atıp türlü numaralar yapabiliyor olmanız. Ayrıca beylere sesleniyorum; pişirme esnasında ortalığı derleyip toparlamak, mutfağı savaş alanı halinden çıkartmak da mümkün. Neyse efendim, sebzelere biraz da soya sosu katarak birkaç tur çevirip tekrar ateşten aldım. Görüntü nefis. Sıra geldi tavuklara. Bir miktar daha zeytinyağını vok tavada ısıtıp, içine acı, tatlı ve ekşi tatlarla harmanlanmış tavukları katıp, çevire çevire, aynı esnada da buz gibi bir birayı devire devire iyice pişirdim. Enfes kokular mutfağı sarmışken, kenara aldığım sebzeleri de üzerine ilave edip, bir iki tur yine soya sosu eşliğinde çevirdiğimde tuzlu şölen tamamlanmış oldu. Hem ısısını kaybetmemesi, hem de çıkan müthiş kokular karşısında mide duvarları birbine iyice yapışmış konukları bekletmemek için bir an önce servis yapmakta fayda olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim.

 

 

Baktım, yemeğe katılan dostlarımızın da, sevgili karımın da gözleri parlıyor, değmeyin mutluluğuma. Şölenin en can alıcı kısmı olan sohbetler doruğa ulaştığında, mutfakla ikinci randevuma geçtim. İstedim ki bu renkli akşam, yine rengarenk bir tatlıyla sürsün. Önceden yıkanmış olan kivi, muz, çilek ve kirazdan oluşan yaz meyvelerini güzelce soyup, küp küp doğradım. 4-5 adet yulaflı bisküviyi toz haline getirdim. Bir kabın içinde bir bardak soğuk sütle, bir paket toz krem şantiyi çırptım ve kupların içine yerleştirmeye koyuldum. Önce bir kat meyve, üzerine bir miktar toz halindeki yulaflı bisküvi, krem şanti, bir tutam gevrek (cornflakes) ve bir miktar çikolata sosu. Sonra bir kat daha aynı sırayı izleyerek, kubun kenarına iki adet çikolata kaplı çubuk yerleştirip sunuma hazır hale getirdim. Böylelikle tatlı şölen de tamamlanmış oldu.

 

Kendi adıma, her yazısını ilgiyle okuduğum ve tabii her yapılan yemeğine bayıla bayıla ortak olduğum İpek’in Mutfağında bu kez yemek yapan olarak bulunmak harika bir deneyimdi diyebilirim. Hayatın hoş sürprizlerinin verdiği coşkunun üzerine, içinizdeki yenilik aşkı ve cesareti de eklediğinizde ortaya leziz, renkli, mutluluk verici, güzel şeyler çıkabiliyor. Afiyet olsun...

 

***

 

SONUÇ:

  1. Yediğim en özel yemeklerden biriydi.
  2. Paylaşmanın bu kadar harika olduğunu neden daha önce kimse bana söylemedi?!?
  3. İnsanın kalıplarını kırması, duvarlarını yıkması hem keyifli, hem İNANILMAZ LEZZETLİ olabiliyormuş meğer...
  4. Mutfağım hala sapasağlam!

Diigo Diigo Digg Digg Newsvine Newsvine Technorati Technorati
Del.icio.us Del.icio.us Facebook Facebook Reddit Reddit Jumptags Jumptags
Simpy Simpy StumbleUpon StumbleUpon Slashdot Slashdot Propeller Propeller
Furl Furl Yahoo Yahoo BlinklistBlinklist Google Google
 
YORUM YAPIN SÖZ SİZDE!
SEVNUR
nefiş nefiş
afiyet olsun süpersiniz..:)
babadan
el paso
Emeklilik yaklasirken hayaller de cesitlenmeye baslar.Kimi bol bol gezmeyi,kimi bahceyle ugrasmayi,bazilari resim yapmayi dusler ve daha pek cok farkli ugrasilar planlanmaya baslanir.benim keyif aldigim konulardan biri de mutfakta denemeler yapmak idi.Haluk`un islerini gordukten sonra cok sey degisti.Kendimi emekli ettim mutfaktan da,bu yarista yokum herkesin haberi ola...
Ayça ULUSOY
Hııııııııııım...
Harika sonuçlar aldığınızdan eminim. Neden mi? Çünkü SEVGİ var yaptığınız her şeyde... :)Ellerinize sağlık, sevginiz daim olsun.
KuBi
Bende İsterim:)
Valla benimde ağzım sulandı ipek sen yazınca hep güzel yazıyorsunda bu haluk denen adamda böyle yemek yapıyorsa ben size ne diyim sizleri seviyorum elinize yüreğinize sağlık.
Füsun
yami yami
Okurken ağzım sulandı. Benim eşimde oldukça güzel yemekler yapar hatta en iyi aşçilar erkeklerden çıkar diye böbürlenir.Yazınızı zevkle okudum tatlıyı eve gider gitmez denemeye karar verdim. Elinize sağlık.Afiyetler olsun
Gündüz
Harika olmuş
Bu nefis yemeği tadanlardan biri olarak Haluk'cuğumu kutluyorum. Yeni ve özel yemeklerini bekliyorum. Bu arada İpekcim senide kutlarım. Harika bir düşünce hayatın tümünü paylaşmalıyız, senin yaptığın gibi mutfağımızı da... İkinizide kutluyorum.
Tarcin
Gizli yetenek
Haluk'un yillardir salata ve sos cesitlemelerini denemis icindeki gizemi bilen biri olarak İpek'in alanina ilk jez boylesi dalis yaptigini gormek sasirtici ama coook keyifli:) hep ipegimmi pisiricek hadi Haluk mutfaga biz geliyoruz:)
Selim
Muhteşemdi!
Okurken ne kadar keyif aldığınızı tahmin edebiliyorum! Ben bir de bu güzellikleri tatma şansı buldum. Mutfağını açanın, evini açanın, köşesini açanın, pişirenin, sunanın ve de yazanın ellerine sağlık :) Kısaca yayında ve yapımda emeği geçen herkese çok teşekkürler :)


Adınız (Yorumda görünecek) :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
 

Diğer İpek Gürel Yazıları

 
Türkiye geneli yol durumu hakkinda güncel bilgiler
 
Salya Lez
Komik Kamera Şakası
Galatasaray Çıldırın
[ Tümünü Göster ]
 
Lütfen haber arşiv tarihi seçiniz.
 
Diger anketlerimiz için tıklayın...
© Copyright Mcm Turkuaz AŞ.
Her hakki saklıdır.
Webmaster: Burak ÖZCAN