Klasik bir babalar günü kutlaması yazacağımı sanmayın. Aslında ne yazacağım bile şekillenmemişti bilgisayar başına oturduğumda.
Birkaç dakika düşündüm ne yazmalı diye. Aklıma gelenleri sıralayayım isterseniz…
Genç yaşta çocuğu şehit düşen babalar… Kim bilebilir şu an yüreklerindeki acıyı… Hani bir söz vardır “Damdan düşenin halini ancak damdan düşen anlar.” diye… Oğlu şehit olan babanın hissettiklerini de ancak aynı olayı yaşayanlar anlar bence. Biz ancak üzülürüz, kızarız, acırız ya da bambaşka duygular yaşarız ama tam olarak anlayamayız. Yüreğim sızladı okudukça haberleri, yapabildiğim ise gidenlere rahmet kalanlara da sabır dilemek oldu.
Aklıma takılan başka bir konu da baba olmak özlemiyle yanıp tutuşanlar oldu. Çok sevdiğim bir dostum var baba olmak isteyen ve çok iyi bir baba olacağından da emin olduğum… O ve onun durumunda olanlar geldi aklıma. Yürekten diledim isteklerine bir an önce kavuşmalarını ve sağlıklı bebeklerini kucaklarına almalarını…
Sonra baba olup da, baba olma bilincine sahip olmayanlar geldi aklıma. Çocuğunun kıymetini bilmeyenler, hatta bir sözle silip atabilenler var tanıdığım. Aslında tanıdığım ve bir evlattan nasıl vazgeçtiklerini anlayamadıklarım… Baba değilsem de anneyim ve hayatta asla vazgeçemem diyebileceğim tek şey çocuklarımdır. Bir babanın da bunu nasıl yapabildiğini anlayamamaktayım.
Kısa bir süre yaşlar aktı gözlerimden sonra düşünmeye devam ettim. Bence bir evlat ne yaparsa yapsın, ne düşünürse düşünsün, anne ve babanın yapması gereken evladının yanında olmaktır. Hayatta hiçbir şey ve hiç kimse evlattan daha önemli olmamalıdır. En azından benim için bu böyledir…
Sonra gülümsemeye başladım aniden. Aklıma gelen Uğur Baba oldu… Birkaç yıl önce kızı ve damadı öğrencim oldu. Sonra eşi katıldı çalışmalarımıza. Sonra dost olduk bizler sonra da her nasılsa bir aile… Uğur Baba böylece babamız oldu bizim, pek de iyi etti…
Sonra oğlum geldi aklıma, nasıl bir baba olur diye düşündüm ilerde. Pek keyiflendim, düşünmek bile yüzümü güldürdü. Yolu açık olsun diye düşündüm… Ve ister istemez aklıma babam geldi. Neredeyse bir yıldır görmediğim babam. Yokladım kendimi “Özledim mi?” diye, hissedemedim. Galiba alıştırdım kendimi uzak olmaya…
Her neyse…
Baba olmak çocuğun dünyaya gelmesine biyolojik olarak sebep olmak değildir. Baba olmak bir çocuğa emek vermektir. Yüreğiyle onu desteklemektir…
İlle de kutlamam gerekiyorsa babalar gününü; ben çocuklarının değerini gerçekten bilen babaları kutlarım… Çocuğundan aslan vazgeçmeyen babaları kutlarım… Ben bahaneler ardına sığınmadan, yalana dolana karışmadan yavrusuyla var olanı kutlarım…
Kısaca ben baba olma bilinciyle var olan, evladına veya evlat yerine koyduklarına emek veren, yarı yolda bırakmayan, yürekli insanları kutluyorum… Var olun, mutlu olun…