Ashua Haber
Uzaylı gördük!
70’lerde çekilen görüntüleri inceleyen uzmanlar ‘Bazı nesneler ortaya çıkıp kayboluyor’ dedi ...
Blackberry tepe teklak
iPhone’la Google’ın Android sistemi vurdu, Blackberry cephesi yenilikte gecikti, sistemleri göçtü. Borsada kötü günler sonrası hissedar baskısı sonuç ...
Anonymous Facebook a saldıracak
Protestocu hacker grup Anonymous, 28 Ocak’ta Facebook’a bir saldırı düzenlemeyi planlıyor...
Dünyanın en büyük ikinci üreticisiyle ortak oldu
Anadolu Efes'in dünyanın en büyük ikinci bira üreticisi SAB Miller'la stratejik işbirliğine gideceği anlaşmada son imzalar da atıldı....
Televizyon yarışmalarının büyük soygunu
Televizyonlarda yayınlanan yarışma programları çeşitli oyunlarla vatandaşları telefonlara yönlendirip büyük ekonomik kayıplara uğramasına neden oluyor...
Benim Komik Spor Hayatım - 2...

Benim Komik Spor Hayatım - 2...

 
Yazar : Oytun Çölok
Şöyle bir baktım da geriye; ne kadar çok takım gezmişim, şu kısacık ragbi geçmişimde... Yukarıdaki şiirsel girişten sonra isterseniz Rugby Türkiye'de anlatmaya başladığım komik spor hayatıma devam edeyim. Veeee tabiî ki gülelim gülelim, eğlenelim...


12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ragbi sahasını görmem ile korkudan altıma kaçırmam arasındaki müthiş hızı ve arkadaşım Luis'in beni kolumdan tuttuğu gibi sahaya fırlatması ile ilk kez oval topla tanışmamın kısa hikâyesini anlatmıştım. Şimdi ise oradan devam etmek istiyorum.

            Öncelikle bir durum değerlendirmesi yapalım:

1. Nasıl oynanacağına dair hiçbir fikrimin olmadığı bir oyunu oynamak için sahaya giriş.

2. Karşımda tanımadığım bir yığın adam...

3. O an için gözüme koca bir arena gibi gözüken futbol sahası.

4. Kendimi ezik hissettiren, antrenmanı yeni bitmiş bir sürü Liseli ve daha küçük ragbi oyuncusu...

5. “Lan Salak! Ne işin var burada? Gitsene evine...” diyen, kafamın içinde bir ses.

6. “Öncelikle bu işin kurallarını bilmem lazım. Yoksa nasıl oynayabilirim ki?” diyen başka ve daha teknik konuşan bir ses daha. (Kanımca beni kandırabileceğini düşünüyordu, hani bırakıp da gideyim diye)

7. “Oha! Ben ne yapıyorum? Hayatımda yeşil sahaya adım atmamışım. Bu yaştan sonra burada ne işim var?” diye sorgulayan başka bir ses. (Bu da o kandırıkcı sesin değişik bir versiyonu. Hani yersem diye bir deneme daha...)

            Kısaca beynimde duyduğum bu ses kalabalığı, ortamdaki tanımadığım bir sürü adam ve hayatında hiç spor yapmamış olmanın verdiği bilinmezlik, benim kendimi güvende hissetmemem için gerekli tüm ortamı bir güzel hazırlamışlar bana. Emeği geçenlere teşekkürlerimi iletmeyi de bir borç bilirim.

            Neyse, devam edelim...

            O sırada Luis'in yanıma gelip, “Ben nereye koşarsam benim peşimden gel” demesi ile kendime geldim. “E, iyi işte” dedim içimden. “Luis'in arkasından koşarım, Hatta, Luis'in arkasına bir güzel de saklanırım. Kimsecikler beni görmez.” Yuh!!! Minnacık bir adamım ya, saklanıvereceğim bir adamın arkasına ve kimsecikler beni görmeyecek. Şimdi çok gülüyorum yaptıklarıma. Neyse efendim devam edeyim; Luis nereye, ben oraya... Gölge gibiyim vesselam. Aynen takipteyim... Arada bir spor ayakkabılarımın bağı çözülüyor. Ben de kenara gidip bir güzel onları bağlıyorum. Ama nasıl güzel anlatamam... Bir bağı bağlamam iki dakika sürüyor. Gören makrame işliyorum zanneder yani...  O esnada arkadaşım Ebru ile göz göze geliyoruz. “Hadi!” diyor gözleri. “Yapacaksın bunu...” Evet, o bakışlardan sonra bu sefer içimden başka bir ses yükseliyor. Ben bile korkuyorum sesin şiddetinden. “Aman beaa!” diyor ses. Yalnız aynen “beaa” şeklinde bir şey sarf ediyor. “Madem çıktık buraya, oynayacağız bir şekilde” diye devam ediyor. Ben hala “beaa”nın etkisiyle kendi kendime gülerken, Luis yanıma gelip beni Özer ile tanıştırıyor.

            İşte şimdi size bir sahne daha tasvir etmem gerekli:

Luis: Özer, bu Oytun. Yeni başlıyor...

(Bendeniz kurbanlık koyun.)

Özer: Memnun oldum.

(Gülümseyerek ve gayet sıcak

bir şekilde...)

Ben: Ben de...

(Gergin, yay gibi)

            Konuşamıyorum ki... Luis beni bırakıp gidiyor ve kalıyorum tek başıma Özer'in yanında.

Özer: Daha önce hiç ragbi oynadın mı?

(Güven telkin ediyor)

Ben: Hayır, bu ilk olacak.

Özer: Güzel. O zaman birazdan maç yapacağız. Sen de oynarsın.

Ben: Nasıl yani???

(Ben o cümleyi içimden söyledim zannediyordum. Meğer pek içimden olmamış. Hafif bir şok ifadesiyle bayağı bir sesli söylemişim.)

Özer: Bu oyunu öğrenmek istiyorsan, içinde olmak zorundasın.

            Aslında bu cümle benim için çok önemli olmuştu o gün. Özer bana o kadar sıcak ve içten davranmasaydı ve o cümleyi söylememiş olsaydı, o gün ben o sahayı çoktan terk etmiş olurdum. (Yani, o kadar korkaktım işte)

            Bu arada ne kadar çok yormuşum kendimi o gün. Kendimle kavga ederek geçmiş tüm antrenman. İşin tadını çıkartmak yerine bir sürü saçma sapan şeyle uğraşıp sadece gerilmişim.

            Neyse devam edeyim anlatmaya...

Ben: Peki, nasıl oynayacağım? Nerede duracağım?

Özer: Kanatlarda oynarsın şimdilik. Bak şu arkadaşı görüyor musun?

            Bana karşı takımdaki bir oyuncuyu işaret etti. Meğer o çocuk da ilk kez ragbi oynuyormuş. Kısmet işte. Biz iki çömez karşı karşıya kalıverdik...

Özer: O nerede durursa, sende sahanın bu tarafında aynı yer dur. Bir de şu arkadaşın arkasında kal hep.

            Haydaaa!!! Hem karşı takımdaki adama bak, bir de kendi takım arkadaşının arkasında kal. Neyse, düdüğün çalması ile maç başladı. İçimden top bana gelmesin diye dua ederken, bir yandan da ileri geri koşmakla meşguldüm. Sadece koşmak... Top bana gelse ne yapacağımı bile bilmiyordum. Allahtan o gün top bana gelmedi. Zaten ben de saklanmak için elimden gelen her şeyi yaptım. Yeni bahanem de hazırdı. “Sakatlanmamam lazım!” Fakat ben o gün tüm korkularıma ve bahanelerime rağmen sahada kaldım. Şimdi, o gün yapmadığım şeyi yapıyorum ve kendime “Aferin” diyorum. “Aferin” bana ki hala ragbi oynuyorum.

 

Görüşmek üzere... 


Diigo Diigo Digg Digg Newsvine Newsvine Technorati Technorati
Del.icio.us Del.icio.us Facebook Facebook Reddit Reddit Jumptags Jumptags
Simpy Simpy StumbleUpon StumbleUpon Slashdot Slashdot Propeller Propeller
Furl Furl Yahoo Yahoo BlinklistBlinklist Google Google
 
YORUM YAPIN SÖZ SİZDE!
türkay
aferin sana.....
aslında birçok insana hiç bir şeyin geç yada imkansız olmadığını , hayattan keyif alınması gerektiğini gösterdiğin için AFFERİN SANA .....


Adınız (Yorumda görünecek) :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
 

Diğer Oytun Çölok Yazıları

 
Türkiye geneli yol durumu hakkinda güncel bilgiler
 
Salya Lez
Komik Kamera Şakası
Galatasaray Çıldırın
[ Tümünü Göster ]
 
Lütfen haber arşiv tarihi seçiniz.
 
Diger anketlerimiz için tıklayın...
© Copyright Mcm Turkuaz AŞ.
Her hakki saklıdır.
Webmaster: Burak ÖZCAN