Ashua Haber
Uzaylı gördük!
70’lerde çekilen görüntüleri inceleyen uzmanlar ‘Bazı nesneler ortaya çıkıp kayboluyor’ dedi ...
Blackberry tepe teklak
iPhone’la Google’ın Android sistemi vurdu, Blackberry cephesi yenilikte gecikti, sistemleri göçtü. Borsada kötü günler sonrası hissedar baskısı sonuç ...
Anonymous Facebook a saldıracak
Protestocu hacker grup Anonymous, 28 Ocak’ta Facebook’a bir saldırı düzenlemeyi planlıyor...
Dünyanın en büyük ikinci üreticisiyle ortak oldu
Anadolu Efes'in dünyanın en büyük ikinci bira üreticisi SAB Miller'la stratejik işbirliğine gideceği anlaşmada son imzalar da atıldı....
Televizyon yarışmalarının büyük soygunu
Televizyonlarda yayınlanan yarışma programları çeşitli oyunlarla vatandaşları telefonlara yönlendirip büyük ekonomik kayıplara uğramasına neden oluyor...
KIZ ÇOCUĞU...

KIZ ÇOCUĞU...

 
Yazar : Ayça Tan Ulusoy
Merhaba eski bir yazımı paylaşıyorum sizlerle. Daha önce ashua dergisinde yer almıştı. Değeri bilinmeyen çocuklar konusu benim için hala gündemde ve bu yazı bence konuyla çok ilgili…


12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İtina ile taranmış saçlı küçük kız babasının elini tutmuş yürüyordu. Büyük bir adam ciddiyetinde ama biraz heyecanlıydı. Asla babasının elini bırakmadan şehrin en büyük oyuncakçısının kapısından içeri girdiler. Onlarca oyuncak arasında büyük bir ciddiyet ile yürüdü. Babası onu kasada bekleyeceğini söyledi.

Küçük kız kendinden ve yapacaklarından emin olarak rafların arasına daldı. Biraz sağa sola bakındı. Almak istediklerini bulduğunda yüzünde hafif bir gülümseme oldu. Tam onun artık çocuk gibi davranmaya başlayacağını düşünürken aniden ciddileşti. Sanki çocukluğunu bastırmaya çalışır gibiydi. Küçük kızı izlemeye devam ettim çünkü daha çok ilgimi çekmeye başlamıştı.

Biraz zorlanarak rafa uzandı. İzlemek istediği iki tane filmi raftan aldı. Üzerlerinde olan resimlere bakarak seçti onları. Elinde filmleri sıkı sıkı tutarak rafların arasında dolaşmaya devam etti. Renk renk oyuncaklar çocukları cezp etmek hatta baştan çıkarmak istercesine duruyordu. Aralarından geçerken görmek istemez gibi davranıyor, gözlerini kaçırıyordu. Kasaya yaklaşırken yüzünde ara sıra var olan minik gülümseme tamamen yok oldu. Büyük bir ciddiyet ile babasına doğru yürümeye devam etti. Onu ve bastırılmış çocukluğunu düşünerek izlemeye devam ettim.

Küçük kız tam kasaya yaklaşırken mucize gerçekleşti. Tüm ciddiyetinden uzaklaştı. Sevinçli, heyecanlı ama bir o kadar da kararlı bir şekilde koştu. Karşısında duran tanesi bir lira olan mıknatıslı süslerden birini aldı. Büyük bir beğeni ile bakmaya başladı. Sol elinde filmler, sağ elinde ise çok beğenerek aldığı süsü tutuyordu. Kısa bir süre düşündükten sonra keyifli bir kahkaha attı sanki çocukluğunu ilk kez fark etmiş gibi…   

Emin adımlar ile kasaya doğru yürümeye başladı. İlginç olan, her adımın bir öncekinden daha ürkek atılmasıydı. 

Kasaya geldi ve babasının tam karşısında durdu. Biraz çekinerek ellerini uzattı. “Bak ne güzel…” dedi. Yüzündeki ifade onay bekler gibiydi. Babası kaşlarını çattı, hafif bir öksürük ile boğazını temizledi ve konuşmaya başladı. “Ne yaptın sen?  Sadece iki adet film almak üzere anlaştık seninle. Oysa sen başka bir şey daha almışsın. Git ve onu yerine koy.” Bu sözler küçük kızın yüzüne tokat gibi çarptı. Omuzları düştü, yüzü asıldı ama son bir kez daha denedi… “Sadece bir lira.” dedi. “Çok beğendim. Renk renk ve çok güzel.”

Çocuğun bu halini gören baba biraz daha dikleşti. Çok kararlı bir şekilde konuşmaya başladı. “Çok çabuk elindeki süsü yerine bırak ya da çok istediğin filmlerden birinden vazgeç. Biz sadece iki parça alacağımızı konuşmuştuk.” dedi. Küçük kız babasının bu kararlı tutumu karşısında başka bir şansı kalmadığını fark etti. Sağ elinde tuttuğu ve çok beğendiği süsü bırakmak üzere yürüdü. Ayaklarını sürüyerek ve sessiz gözyaşları dökerek yürüdü.

Eliyle gözyaşlarını sildi ve rafların arasından çıkarak babasının olduğu yere geldi. Elinde tuttuğu iki filmi ona uzattı. İşte o an adamın yüzü güldü. Sanki çok önemli bir şey başarmış gibi dikleşti. “Aferin, söz dinledin. Sana sadece iki parça alacaksın dedim. Sen beni dinledin. Şimdi artık o süsleri alabilirsin.” dedi.

O anda yüreğimde kocaman bir sıkıntı yumağı oluştu. Baba çocuğunun neler hissedeceğini düşünmeden sadece onu “terbiye” etmeye çalışıyordu. Terbiye etmek, kalıplara sokmak, söz dinleyen, itaat eden bir kişi haline getirmeye çalışıyordu.

Küçük kız şaşkın bir ifade ile babasına baktı. Elleri öfkeden yumruk yapılmış halde sadece durdu. Babası “Hadi” dedi. “Git ve al!”. Küçük kız kıpırdayamadı. Sadece baktı ama kırgın, üzgün ve bir o kadar da öfkeli gözlerle baktı… Ve otorite yeniden konuştu… “Hadi kızım, alsana. Sen söz dinleyen terbiyeli bir kız olduğunu gösterdin.” Küçük kızın omuzları düşük bir şekilde raflar arasından ilerlemesini ve beğendiği süsü yeniden almasını izledim. Artık yüzünde keyif, yüreğinde heyecan yoktu. O boyun eğmesi gerektiğini öğrenmişti.

Yanıma gelen kızımın elimi sıkı sıkı tutması ile kendime geldim. Sevgiyle yüzüme baktı. Gözlerinden fark ettiğim, kendi gibi olma hakkını ona verdiğimiz için teşekkür ettiğiydi. Şükrettim… Önce çocuklarımın varlığına sonra otorite olmaya çalışmadığıma! Böylece biz anne çocuk ilişkimizin dışında dost olmayı da başardık.

İşte böyle dostlar. Toplumda kendini ana baba sanan ama olamayan birçok insan var. Ve bu insanlar çocuklarına verdikleri zararın asla farkında olmadan yaşıyorlar.

Çocuk eğitimi despotlukla veya cezayla olmaz. Çocukları sindirecek, canını yakacak veya güvensiz kılacak yöntemlerle hiç olmaz. Despotluk çocuğun isyankâr olmasına sebep olur. Olması gereken dostluk, sevgi ve güvendir. “Benim çocuğuma ne istersem yaparım, istediğim gibi yetiştiririm.” demek hakkına sahip değiliz. Dengesiz, isyankâr ya da sorunlu çocuk tüm topluma yansıyacaktır.

Aslında eğitilmesi gereken ana babalardır. Yapılması gereken ilk şey ise kendi ana babalarından aldıklarını sorgulamadan, düşünmeden olduğu gibi kabul etmekten vazgeçmeleri olacaktır.  

Unutmayın çocuklarımız Tanrı’nın bize verdiği en büyük armağandır… Şükürler olsun bunu görebilenlere… Şükürler olsun çocuklarını özgür kılarak sevebilenlere… Şükürler olsun çocuklarına güvenebilenlere…


Diigo Diigo Digg Digg Newsvine Newsvine Technorati Technorati
Del.icio.us Del.icio.us Facebook Facebook Reddit Reddit Jumptags Jumptags
Simpy Simpy StumbleUpon StumbleUpon Slashdot Slashdot Propeller Propeller
Furl Furl Yahoo Yahoo BlinklistBlinklist Google Google
 
YORUM YAPIN SÖZ SİZDE!
Nihan
Aglatan sey?
Bu yazida insani aglatan sey nedir? Halbuki benzerlerini surekli goruyoruz. Herhalde insan tum o anlamsiz sebeplerle kirilmis kucuk cocuklarin acisini toplu olarak cok iyi hissediyor, bir de anne babalarin karisik kafasini... Allak bullak oldum.
Gündüz Saka
Çok Üzücü
Bu hikayeyi senden duyduğumda gözlerinde ki yaşları hala hatırlıyorum. Yazını okurken (daha doğrusu hepsini okuna cesareti gösteremedim)aynı duyguları tekrar yaşattın bana. Çocuğu hissettiğimde sadece çok büyük bir üzüntü ve hayal kırıklığı oldu. Yorummuna yürekten katılıyorum. Önce anne ve babaları eğitmeli. Daha doğrusu sevgiyi öğretmeli...
vivary
Şiddet
Televizyon programlarını değerlendiren işaretler var hani... Hani bazı diziler, filmler çocuklar için yanlış, zararlı etkiler yaratabilir. Bazı anne babaların üstünde de bu işaretlerden olmalı diye düşünüyorum... Yazınız beni zırıl zırıl ağlattı. Bunun şiddetin kendisi olduğunu düşünüyorum. Ağlıyorum, ama bunların yazılması gerekiyor, biliyorum, lütfen devam edin...
Özlem
bugünün çocukları yarının yetişkinleri
her okuyuşumda içim tekrar eziliyor..çocuklara kıymasınlar. bu sadece çocuk işçi sorununu çözmek, sokaktakilere yuva bulmakla olmuyor. belki de daha derin yaralar varlıklı ve eğitimli (!) çevrelerin çocuklarında açılıyor. her türlü imkana sahip olabilirler...ama bir şartla...belki sevgi de görebilirler..kimbilir kaç şartla?
güneş şahin
Kalıplara Sokmak..
Sevgili Ayça bu güzel yazı için çok teşekkür ediyorum..sen terbiyeli olduğunu kanıtladın.. ne acı..empatiyle küçük kız çocuğunu duygularını anlamışsınız.çocukları ile dost olmak çok önemli bir nokta..


Adınız (Yorumda görünecek) :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
 

Diğer Ayça Tan Ulusoy Yazıları

 
Türkiye geneli yol durumu hakkinda güncel bilgiler
 
Salya Lez
Komik Kamera Şakası
Galatasaray Çıldırın
[ Tümünü Göster ]
 
Lütfen haber arşiv tarihi seçiniz.
 
Diger anketlerimiz için tıklayın...
© Copyright Mcm Turkuaz AŞ.
Her hakki saklıdır.
Webmaster: Burak ÖZCAN