Merhaba…
Geçen yazıda bahsettiğim gibi bir süre “Değeri bilinmeyen çocuklar”, anne ve babalar hakkında sohbet edeceğiz sizlerle. Son günlerde aklımı ebeveynlerin farkında olarak ya da olmayarak çocuklarının kişiliklerinde ve hayatlarında yarattıkları olumsuz etkilere takmış durumdayım.
İşim gereği çok fazla sayıda yaşanmış olay paylaşıyorum öğrencilerim ve okurlarımla. Bir de kendi yaşadıklarım aklıma gelince dikkatim bu konuya sabitleniyor… Hangi sebeple gelirlerse gelsinler çalışmalarıma, biraz derine dalınca anne ya da babalarının çocuklarını disipline etmek veya korumak adına yaptıkları gariplikler çıkıyor karşımıza. En acısı da anne ya da babası tarafından ilgisiz ve sevgisiz bırakılanlar…
Birkaç sene önce oğlumla alışveriş merkezlerinden birinde yemek yerken bir anne ve çocuğu dikkatimizi çekmişti. Anne arkadaşıyla konuşarak yürüyor, çocuk ise annesinin dikkatini çekmek için debelenip duruyordu. Anne epey uzun bir süre çocuğu duymadı bile. En sonunda “Eee ne var be… Yine ne istiyorsun? Allahın cezası…” diyerek bileğinden tuttuğu çocuğunu sarsmaya başladı. Sonra da arkadaşına dönerek “Yaptık bunu babası istiyor diye… Bütün gün zırıltısı bitmiyor.” dedi. O an yüreğimde hissettiğim acı, oğlumun yüzündeki dehşet ifadesi ile birleşti ve gözyaşları olarak yanaklarımızdan aktı… Çaresizce baktık arkalarından. Oğlum derin bir iç çekişle “İşte ziyan olmuş bir çocuk daha…” dedi.
Acaba kaç anne ve baba çocuklarının gerçekten farkında?
Çocukları ne sever, ne ister, neden hoşlanır ya da neleri istemez bilen ya da önemseyen kaç kişi var…
Ya da anne ve babalar çocuklarının iç dünyalarına önem verip onların hayallerini paylaşıyorlar mı?
İşten gelen yorgun argın ve asık suratlı bir babanın “Nasılsın oğlum, iyisin, iyisin…” diye söylenerek yanınızda geçmesi sizce gerçekten hatır sormak mı?
Acaba kaç çocuk gerçekten sevgi ile kucaklandı?
Her ne yaparsa yapsın annesi ve babası tarafından desteklenen kaç çocuk var?
Bu sorular böyle uzar gider… Hadi şimdi siz çocukluğunuza dönün birkaç dakika. Anneniz ya da babanızla ilgili neler hatırlıyorsunuz?
ONLAR SİZE “SİZ” OLMA ŞANSINI VERDİLER Mİ
YOKSA KENDİ KALIPLARI İÇİNDE SİZİ ŞEKİLLENDİRDİLER Mİ?
Birçok çocuk bana çalışmalar sırasında anne ve babalarıyla ilgili şikâyetlerini anlattılar. Çoğu benzerlik gösteriyordu. Şimdi bu şikâyetleri listeleyelim sizlerle…
- Beni dinlemiyorlar. Sadece dinliyormuş gibi yapıyorlar…
- Fikrimi sormuyorlar…
- Kıyafetlerimi bana sormadan satın alıyorlar…
- Sevmediğim yemekleri zorla yediriyorlar. Midem bulansa da zorluyorlar…
- “Ben anneyim, bilirim” diyorlar…
- Çocuksun daha anlamazsın diyorlar…
- Ceza verip karanlık odaya (ya da banyoya) sokuyorlar…
- Yalan söyleyince kızıyorlar ama kendileri de yalan söylüyorlar…
- Korkutuyorlar…(Doktor iğne yapar… Taş olursun… gibi)
- Canımı acıtıyorlar…
- Dövüyorlar…
- Düşük not alınca ders çalıştırmak yerine kızıyorlar…
Eminim düşünürsek bize de yapılan benzer birçok davranışı hatırlarız. Peki biz, bize yapılan ve hoşlanmadığımız davranışları bir kenara mı bıraktık yoksa aynılarını çocuklarımıza da yaptık mı? İşte bence en önemli nokta bu…
Şimdi yazıma ara veriyor, kendi anne-babamı ve yaptıklarını bir de benim anneliğimi düşünmeye başlıyorum. Bakalım neler çıkacak…
Yazıyı yönlendirecek yorumlarınızı bekliyorum. Sevgiyle kalın…