Ashua Haber
Uzaylı gördük!
70’lerde çekilen görüntüleri inceleyen uzmanlar ‘Bazı nesneler ortaya çıkıp kayboluyor’ dedi ...
Blackberry tepe teklak
iPhone’la Google’ın Android sistemi vurdu, Blackberry cephesi yenilikte gecikti, sistemleri göçtü. Borsada kötü günler sonrası hissedar baskısı sonuç ...
Anonymous Facebook a saldıracak
Protestocu hacker grup Anonymous, 28 Ocak’ta Facebook’a bir saldırı düzenlemeyi planlıyor...
Dünyanın en büyük ikinci üreticisiyle ortak oldu
Anadolu Efes'in dünyanın en büyük ikinci bira üreticisi SAB Miller'la stratejik işbirliğine gideceği anlaşmada son imzalar da atıldı....
Televizyon yarışmalarının büyük soygunu
Televizyonlarda yayınlanan yarışma programları çeşitli oyunlarla vatandaşları telefonlara yönlendirip büyük ekonomik kayıplara uğramasına neden oluyor...
30 Ağustos

30 Ağustos

 
Yazar : Gündüz Saka


12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

 Bu gün 30 Ağustos Zafer bayramı. Hepimize kutlu olsun. Bu yazıyı akşam geç saatte yazıyorum. Bütün gün sıklıkla bu günün anlamını düşündüm. Çevremi izledim, facebook’ta gözledim. Gerçekten bayramı nasıl hissetmeliydim? Bir şey mi kaçırıyordum? Yoksa bize tatil yapma fırsatı veren şehitlere teşekkür edip tatilin tadını mı çıkartmalıydım. Bunlar gibi gelip giden düşüncelere daldım sıklıkla...

Cumhuriyet Bayramı, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı hepsi gerçekten çok anlamlı günler. Hepsi bayram olarak kutlanmayı hak ediyor. Ancak Zafer Bayramının benim için anlamı daha farklı ve bu bayram en önem verdiğim bayram. Önemi 30 Ağustos 1922 tarihinde yaşananlardan kaynaklanıyor.

 En az nüfusumuzun yarısının bildiği gibi Ulus olarak özgürlüğümüze giden sürecin en önemli olayıdır 30 Ağustos Başkomutanlık meydan muharebesi sürecinde yaşananlar. Bu zafer bizlere özgürlüğümüzü getirmiştir, Cumhuriyeti getirmiştir, yaşam hakkı getirmiştir. Kısaca Türk olarak varlığımızı borçlu olduğumuz bir zafer olmuştur. Eğer bu savaş kaybedilseydi muhtemelen ya doğmamış olacaktık ya da internet explorer programınız yunanca olacaktı. Sizin için ne kadar önemli bilmem ama benim için çok önemli özgür olmak.

Burada ki önemli kelime “özgürlük”. Anlamını tartışmayacağım ama farkettiğim bir konu hakkında düşüncelerimi size açmak istiyorum. Tarih ile ilgili konuları okumayı seviyorum. Tarih diye yazılanlara baktığımda; tüm olaylar bir mücadele içeriyor.

Tarihi, ekonomik, sosyal ve siyasi tarih bütünlüğü içinde ele aldığımızda, bir zümrenin kendine avantaj sağlama çabası olarak tanımlayabiliriz. Bu zümreler, ırk, dil, din, meslek, ulus, ideoloji gibi sosyal olgular etrafında bir araya gelmiş insanlardan oluşuyor. Buna göre birileri, kendi refah düzeyini arttırmak için başkalarının ürettiklerine el koyma çabasına girmekte. O an için güçlü olanlar güçsüzleri egemenlikleri altına alıyor ve onların her türlü emeğinden elde ettiği geliri kendi zenginliğine katıyor.

Hiç kimsede bu sömürüye kendiliğinden izin vermediği için işin içine zor kullanma giriyor. Bu da savaş demek. Sonuç olarak basit bir bağlantı oluşturursak, benim bildiğim tüm savaşlar, en azından bir taraf için, “özgürlük” mücadelesi niteliğini taşıyor. Diğer tarafın nasıl bir bahane ile saldıracağı konusu ise, dönemin koşullarına kalmış.  Sonuçta özgürlüğümüzü kazanmak sonuçları açısından son derece önemli olurken bunu elde ettiğimiz mücade ise taçlandırılmayı hak ediyor. Çünkü bir bedel ödeniyor. Az bir bedel değil. Bu bedel insan canları ile ödeniyor.

30 Ağustos zafer bayramı da böyle bir anlam içeriyor benim için. Ben bu zafer sayesinde özgür oldum. Ben bu yazıyı bu zafer sayesinde yazıyorum siz de okuyorsunuz. Peki bu özgürlüğün bedeli nasıl ödendi acaba? Onbinlerce yüzbinlerce her yaşta insanın ölümü üzerine. Hiç bir şehit mezarlığı gezdiniz mi bilmem ama benim gördüklerimde çocuk yaşlarındaydı şehitlerin. Bir de ölmeden geride kalan eşler, analar, babalar, çocuklar. Ki bunlar ise ömürlerinin sonuna kadar her an ölümü ve bu ayrılığı yaşayanlar oluyorlar. Bizler kıçı kırık sevgiliden ayrıldığımızda Tanrı’ya bile isyan ediyoruz. Bazan ölmek daha kolay olabilir ölenin ardından bakmaya göre...

Bence bugün ZAFER ve ÖZGÜRLÜK  bayramı  olarak sonsuza kadar kutlanmalı. Ve ayrıca bize bu özgürlüğü sağlayanlara Şükran günü olmalı.

Bu gün istanbul sokaklarında çok uzun saatler boyu dolaştım. Çok hüzünlendim. Bu günün bir kutlama günü olduğunu hissettiren hiç bir şeye rastlamadım. Üç beş evin balkonunda, penceresinde asılıydı Türk Bayrağı. Gösteri uçuşu yapan helikopterler bile keyifsiz ve kerhen uçar gibiydiler. Oysa o gençler cephede ölürken ellerinde türk bayrakları vardı. Bir bayrağı bile çok mu görüyoruz onlara teşekkür etmek için. Şehitler ölmez deniyor ama ben buna inanmıyorum. Şehitler ölür. Ne zaman mı? Yaptıkları şeylerin sonraki nesiller tarafından anlaşılmadığı ve hafife alındığını gördüklerinde. Aklımdan geçen şu düşünce içimi çok acıttı: Acaba şehitlerimiz bugün yaptıklarımızı veya yapmadıklarımızı görselerdi ölmeyi seçerler miydi? Milli günlerimiz bizim için bazen bayram tadında yaşanırken, o gün birilerinide ebediyete intikal ettiriyoruz galiba... 

 

 

 


Diigo Diigo Digg Digg Newsvine Newsvine Technorati Technorati
Del.icio.us Del.icio.us Facebook Facebook Reddit Reddit Jumptags Jumptags
Simpy Simpy StumbleUpon StumbleUpon Slashdot Slashdot Propeller Propeller
Furl Furl Yahoo Yahoo BlinklistBlinklist Google Google
 
YORUM YAPIN SÖZ SİZDE!
meral uğur
teşekkürler Gündüz Hocam
Yazdıklarınız gönül tellerimizi titretti.Bu titreşim nesiller boyunca güçlenen ve büyüyen dalgalara dönüşmeli aslında.Dünyanın en değerli hazinesi olan özgürlük mirasını haketmeyenler birgün mirasyedi durumuna düşebilirler.Bu bilinçle ve yazınızın ruhunu paylaşarak saygılar sunuyor,şehitlerimizi minnetle anıyoruz...


Adınız (Yorumda görünecek) :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
 

Diğer Gündüz Saka Yazıları

 
Türkiye geneli yol durumu hakkinda güncel bilgiler
 
Salya Lez
Komik Kamera Şakası
Galatasaray Çıldırın
[ Tümünü Göster ]
 
Lütfen haber arşiv tarihi seçiniz.
 
Diger anketlerimiz için tıklayın...
© Copyright Mcm Turkuaz AŞ.
Her hakki saklıdır.
Webmaster: Burak ÖZCAN