Ashua Haber
Uzaylı gördük!
70’lerde çekilen görüntüleri inceleyen uzmanlar ‘Bazı nesneler ortaya çıkıp kayboluyor’ dedi ...
Blackberry tepe teklak
iPhone’la Google’ın Android sistemi vurdu, Blackberry cephesi yenilikte gecikti, sistemleri göçtü. Borsada kötü günler sonrası hissedar baskısı sonuç ...
Anonymous Facebook a saldıracak
Protestocu hacker grup Anonymous, 28 Ocak’ta Facebook’a bir saldırı düzenlemeyi planlıyor...
Dünyanın en büyük ikinci üreticisiyle ortak oldu
Anadolu Efes'in dünyanın en büyük ikinci bira üreticisi SAB Miller'la stratejik işbirliğine gideceği anlaşmada son imzalar da atıldı....
Televizyon yarışmalarının büyük soygunu
Televizyonlarda yayınlanan yarışma programları çeşitli oyunlarla vatandaşları telefonlara yönlendirip büyük ekonomik kayıplara uğramasına neden oluyor...
Bir Yaz Gecesi Rüyası

Bir Yaz Gecesi Rüyası

 
Yazar : İpek Gürel


12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Sıcaktı, çok sıcak... Gecenin ağırlığı çökmüştü karabasan gibi üzerime. Terden sırılsıklam olmuş çarşaf iğne gibi batıyordu bedenime. Nefes bile almak istemiyordum, aldığım her nefes sıcağıyla, tozuyla daha çok yakıyordu genzimi...

Kötü bir gündü, çok kötü... Gerçek bildiklerim çökmüştü yıkıntı gibi üzerime. "Ben" demekten harap olmuş hayatım hançer gibi batıyordu yüreğime. Gözümü ne açmak ne kapatmak istiyordum, her iki şekilde de gördüğüm kâbuslar öfkesiyle, sevgisizliğiyle daha çok yok ediyordu içimdeki gerçek "ben"i...

Rengi geceden daha koyu olan içimi aydınlatmak için bir yudum ışığa muhtaç bakınırken, dolunaya takıldı gözüm. "İhtiyacın olan bende" der gibi parlıyordu gökyüzünde. Bir umut ona verdim tüm dikkatimi, araladım yüreğimdeki perdeyi... Bir adam gördüm dolunayın üzerinde, tek eli cebinde bir şeyler yazıyor gibiydi gökyüzüne. "Sıcaktan hayal görüyorum herhalde" dedim kendi kendime. Ama öyle ikna edici bir ışığı vardı ki dolunayın, hiç düşünmeden tek eli cebindeki adama bakmaya devam ettim. "Keşke beni duyabilseydi, biriyle konuşabilmek ne iyi olurdu" diye düşündüm. O sırada yüzünü döndü bana ve "Efendim?" dedi. Donup kaldım. Ta gökyüzünden bana sesleniyordu ama sesi sanki içimde yankılanıyordu. "Şey..." dedim biraz şaşkın, biraz sıkılgan ama daha çok umutla, "... ben biraz (hayır çok!) mutsuzum da bu gece, bir çare ararken gözüm size takıldı". Gülümsedi... Ben tam anlatmaya başlayacaktım ki, o benden önce davranıp, "Görüyorum ki bir karmaşanın içinde boğmuşsun kendini. Önce biraz sakinleş" dedi. Sesi hem çok yumuşak hem de çok güçlüydü. "Duymak istediklerini mi söyleyeyim sana yoksa duyman gerekenleri mi?" dedi. Bir an durdum. Kendimi zorlayarak ama kararlı bir şekilde sadece "Söyle" dedim. 

“Gerçeği duyabilmek için önce sessizlik gerekir. … Duydukların ya da duyabileceklerin korkutur bazen; derin bir yara, acımasız bir cezadır sanki ertelenen sözcükler ve sabitleşen, daha da zoru hep bir bahaneyle uzaklaşan gözler. Üretmeye başladığın panik atak düşünceler yüreğine bir çığ gibi düşen fısıltılara karışır. Karışıktır aklın ama anlatılmak isteneni gayet iyi bilirsin de çoğu zaman bilmezden gelirsin ki uzak tutabilesin istemediğin o dikenli gerçekleri. Sessiz kalmaktan ölesiye nefret edersin… Öyle bir gücün sırrını tutar ki ellerinde sessizlik, hem yerle bir edebilen hem de bütünleyebilendir. Beden dilinin evrenin düzenine hükmedebildiği dokunulmaz bir zaman dilimidir sessizlik. …  İki bedenin hiçbir kelimenin yan yana gelerek başaramayacağı itiraflarına tanık olabilirsin. Birini ve kendini tanımak, gerçeği, yalnızca gerçeği konuşabilmek için bilmezsin ki sözlerin susmasını beklemiştir aslında yüreğin. Bir tek yürek dilin bilir, sözlerin gizli gerçeğini duyabilmek için önce sessizlik gerekir…”

Kalakaldım… İçimdeki kavga yerini sessizliğe bıraktı bir anda. Bu sessizlik gerçekleri görebilmemi, onun konuşurken yüreğime bıraktığı güç ve sevgi de, gördüklerimi kabul edebilmemi sağladı. Bir yudum ışığa muhtaç ben, dolunaydan gözleri kamaşmış bir şekilde dururken… o da ne? Dolunay gitmişti, Güneşti bu kez beni aydınlatan. “Nasıl olur, daha soracaklarım vardı!” derken başucuma bırakılmış bir kitaba takıldı gözüm. İşte oradaydı, o kitabın kapağında duruyordu dolunay ve tek eli cebinde, gökyüzüne bir şeyler karalayan adam. Bu kez görmüştüm ne yazdığını, “Aşksa Eğer”… Ezberimdeki Sözler, Haluk Gürel.

Elime aldım kitabı ve dedim ki, “Söyle bakalım Haluk Gürel neydi şimdi bu? Bir rüya mı, yoksa… Ama sadece duymak istediklerimi değil, duymam gerekenleri de söyle bana!” Açtım rastgele bir sayfa…

“İlk kez rüyanda görürsün denizin konuştuğunu, ağacın pembesini, sırtındaki kanatları, ufkun ötesini, gizli bahçeleri, elmastan yıldızları, portakal evleri… İlkler, masallar, hayaller aşkta vardır bir de böyle büyüleyici, böyle olağanüstü. Güzel bir rüya nasıl unutulmazsa sabahında, öyle unutulmaz gerçek aşklar da. Üzerine ne uyanası gelir insanın, ne bir başkasını sevesi. En kötüsü, en güzeline en önce rastlamak değil midir? Aslında hayır! En kötüsü, koştuğun hiçbir uykudan yatağına tebessümler bulaştırarak uyanmamış olmak olsa gerek. Aşkı hiç tatmamış birinin yanağındaki kesikleri, gözünün yaşlarını, kalbindeki burukluğu nasıl çok görürsünüz ki? Kim istemez ki sabahında ilk gördüğüne muhteşem, doyumsuz, sürpriz rüyasını anlatmayı; alı al, moru mor, kum sarısı, şeker pembesi…”

Anladım… Hayatta gözü açık uyuduğumu fark etmediğimden, uykumda uyanabildim ancak. Bundan böyle kararım, hem uyur hem uyanıkken yüreğimin kapılarını ardına kadar açık bırakmak…

Haftanın Kitabı: Haluk Gürel, “Aşksa Eğer”

Haftanın Müziği: Mendelssohn “Bir Yaz Gecesi Rüyası” süiti


Diigo Diigo Digg Digg Newsvine Newsvine Technorati Technorati
Del.icio.us Del.icio.us Facebook Facebook Reddit Reddit Jumptags Jumptags
Simpy Simpy StumbleUpon StumbleUpon Slashdot Slashdot Propeller Propeller
Furl Furl Yahoo Yahoo BlinklistBlinklist Google Google
 
YORUM YAPIN SÖZ SİZDE!
Meral Uğur
İkiniz de harikasınız..
Kanatları bu kadar geniş ve büyük açılınca gönül kapısı,tüm evreni kucaklayıp sarıyor ve içine alıyor.Biz de orada herkesle birlikte yaydığınız sıcaklığı hissettik.Bir tek yabancı yoktu aramızda,herkes dost,arkadaş,sarmaşdolaş adeta.Bu kaynaştırmanın mimarlarına ödül olarak kocaman alkışlar...teşekkürler İpek..Teşekkürler Haluk...


Adınız (Yorumda görünecek) :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
 

Diğer İpek Gürel Yazıları

 
Türkiye geneli yol durumu hakkinda güncel bilgiler
 
Salya Lez
Komik Kamera Şakası
Galatasaray Çıldırın
[ Tümünü Göster ]
 
Lütfen haber arşiv tarihi seçiniz.
 
Diger anketlerimiz için tıklayın...
© Copyright Mcm Turkuaz AŞ.
Her hakki saklıdır.
Webmaster: Burak ÖZCAN