Koskocaman bir avuç içinde miniciğim, şekerlemeden bir bebek gibi…
Elbisem yok, yok ayağımda ayakkabı
Uyuyorum huzurla, duruyorum sevgiyle…
Hiç kıpırdamıyorum
Sonsuza dek o an sürsün istiyorum
Sonra fark ediyorum, sonsuzluğun aslında o an olduğunu, bitmediğini, bitemeyeceğini…
Ufacığım, masallardaki parmak çocuk gibi…
Sıcacık bir avuç içi yatağım olmuş, kıpırdamadan duruyorum
Giysisiz, çıplak, dupduru
Ne üzerimde bir kılıf, ne gözümde gözlük…
Hep orada kalmak istiyorum
Ama fark ediyorum kalkıp, oynamam gerektiğini…
Giyinip, kuşanıyorum önce oyunun kuralı gereği
Meğer yanlış öğretmişler bana, görüyorum oynamak için örtünmek gerekmediğini…
Ben, ‘ben’ oluyorum sadece
Tüm donanım zaten benim yüreğimde…
Yayıyorum tüm ışığımı evrene, evrenlere
Ve fark ediyorum ki oynarken de oradayım,
Hala o sıcacık avuç içinde…
Haftanın Müziği: Tchaikovsky, Fındıkkıran Bale Süiti’nden “ Dance of the Sugar Plum Fairy”