Farklı farklı iki Türkiye'ye örnek vermek gerekirse, 1990'da ücretlilerin istihdam içindeki payı % 39 iken, bu oran günümüzde % 57'ye çıkmıştır. Bunun anlamı; bakkal, kasap, manav, çiçekçi gibi küçük esnafın ve kendi işini yapanların kepenklerini kapatarak piyasadan çekilmeleridir.
Öte yandan; son 3 yılda, tarım sektöründe gübre, ilaç ve mazot gibi giderlerin fiyatı ikiye katlanmış, buna karşılık tarım ürünlerinin fiyatı düşmüştür. Köylü ve çiftçi pahalıya alıp ürettiği malı ucuza satmıştır.
SANAYİCİNİN FERYADI
Sadece dar ve sabit gelirliler, işsizler, köylüler değil; sanayiciler de son günlerde seslerini yükseltmeye başlamışlardır. Devletin resmi rakamlarına göre imalat sanayinde ciddi bir durgunluk yaşanmaktadır. 2004'de imalat sanayinde büyüme % 12.7 iken bu oran bugün % 1,…. lere gerilemiştir.
Uygulanan kur politikası sonucu TL.'deki aşırı değerlenme ve ithalattaki artış; sanayicinin rekabet gücünü zayıflatmıştır. Bunun sonucu olarak sanayiciler faaliyetlerini yavaşlatma ve aşamalı olarak üretim sahnesinden çekilme sürecine girmişlerdir.
Sanayi sektöründe yaşanan sıkıntılar, kapasite kullanım oranının düşmesine üretimin azalmasına ve bu alandaki istihdam hacminin daralmasına neden olmaktadır. Bunun sonucunda üretimsizlik, işsizlik, yolsuzluk ve yoksulluk kaçınılmazdır.
YERLİ MALI
Global ve liberal ekonomilerde, ithalat rejimindeki düzenlemelerle rekabete açık bir pazar oluşmaktadır.
Ulusal ekonomilerde dikkat edilmesi gereken husus; rekabet ortamında yerli üretimi desteklemek, kalite ve verimliliği artırarak tüketimi yerli malı kullanımına odaklamaktır.
Çocukluğumuzda, okulda "Yerli Malı Haftası" düzenlemeleri yapılarak, yerli malı kullanımını özendirecek programlar uygulanmaktaydı. Okullarda eğitim programı haline gelen "Yerli Malı Haftası"nın sloganı da "Yerli malı, yurdun malı, herkes onu kullanmalı..." şeklinde formüle edilmişti.
Türk çiftçisinin-köylüsünün ürettiği üzüm, incir, fındık gibi tarım ürünleri ile ulusal sanayi kuruluşumuz olan Sümerbank'ın ürettiği giyecekler "Yerli Malı Haftası"nda bizlere sevdirilmekteydi.
Günümüzde Sümerbank yok edildi, elden çıkarıldı, Türk çiftçisi üretemez hale getirildi. Muzun, elmanın ithal edileni pazara sürüldü. Gençler yabancı marka kullanmaya koşullandırıldı. Lüks mağazalarımız, yerli malı değil, yabancı markalar satar oldular.
Sonuç olarak: Yerli üretim baltalanmamalıdır. Yolsuzluk ve yoksulluk ekonomisi kaderimiz olmamalıdır.