Bir kadına benzer İstanbul...
Alımlı...
Seksi, uzun saçları, muhteşem vücudu...
Geçmişin asaleti, bugünün fevkaladesi üzerinde,
Hafif meşreptir de; zilli, ateşli ve şehvetli...
Ama her şeye rağmen muhteşemdir işte, şehirlerin en eskisi...
Canlıdır ve yaşar her zaman,
Zaten zamanlar ötesi...
Engin kalbi açıktır herkese,
Ama bir şartı vardır gönlünce:
Sevilmeyi sever herkesçe...
Sevmezler onu bazen,
Ezerler, yıpratırlar, kızdırırlar...
İşte o zaman çıkar,
İçindeki gaddar muhteşem kraliçenin...
Sen ne kadar yıpratırsan onu,
O kadar yıpratır seni.
Sen ne kadar söversen,
O kadar söver sana.
Ve sen ne kadar çırpınırsan içinde,
O kadar savurur atar seni...
Ama ya seversen...
Açar bütün kalbini sana.
Akıtır tüm sevgisini senin o minnacık ruhuna.
Dünyanın en merhametlisi olur anında...
Asırların deneyimi,
Tarihin küflü izleri ama asaletin en büyük gizemi ile kavrar seni,
Sarar tüm bedenini...
Dedik ya bir kadın gibidir Şehr-i İstanbul,
Seversen sever, sevmezsen sevmez seni...