Yıllarca aynı konuşma sürdü gitti aralarında…
“Girdin mi sen de?”
“Girdim, girdim tabii ki…”
“Hayırlı olsun. Beğendin mi bari iyi miydi?”
“He, iyi çıktı, memnun kaldım.”
“Kaça girdin?”
“Bizimki ucuz oldu, köyden bulduk.”
“Kaç kişi girdiniz?”
“Tam yedi kişi…”
“Ama ne zorlandık yatırırken, bir bilsen…”
“Birimiz ayağını kaydırdık, diğeri yere yatırdık. Ben hemen çıktım üzerine…”
“Zorlamış seni.”
“Zorladı valla. Direndi bayağı…”
Bu konuşmayı ilk duyduğumda gülmemek için kendimi zor tutmuştum. Bahsedilen, bayramda kesilen danaydı. Bir salon dolusu adam birbirlerine hava atıp duruyorlardı. Sonra gördüm ki her yıl Kurban Bayramında aynı konuşma yapılıyordu. Kuzenler bir araya gelince tüm bayram boyu danayı kaç kişi ortak aldı, nasıl kesti anlatıp duruyorlardı…
“Baba kurban param yok, sen ver de keseyim. Sonra veririm ben sana…” Bunu diyen kişi her sene aynı oyunu yaparak babadan aldı parayı ama geri verdiğini gören olmadı… Üstelik kestiği kurbanın tamamını derin dondurucuya atarak kendine sakladı.
Yıllarca televizyonda izledik kaçan danaları… Sonra da nasıl yakalandıklarını…
Kimi hırpalandı… Kiminin canlı canlı ayakları kesildi…
Umarım bu sene aynı olaylar yaşanmaz yine…
Keyifle yaşanacak güzel Bayramlar diliyorum herkese…