
Bugün Sapanca’ya gittik eşimle, yayınevimizden en son çıkan kitabı yazarına teslim edebilmek için. Uzun ve garip bir yolculuk oldu. Trafik inanılmaz yoğundu. Yollarda çok fazla onarım vardı. Biraz geciksek de sonunda Hiroko’nun evine ulaştık. Bizi inanılmaz bir heyecanla karşıladı. Elimizdeki çantayı açıp kitabını verince önce kitaba baktı, sonra bağrına bastı, defalarca oturdu, kalktı teşekkür etti, teşekkür etti, teşekkür etti… Kısaca heyecanını yenip sakinleşemedi bir türlü. Bugüne kadar kitabını bastığımız hiç kimse (ben dâhil) böyle bir sevinç belirtisi göstermedi…
Hiroko’nun ayrıca “Yüzük Kıbrıs’a gitti” (1992 Temmuz) ve “Üç günde Türkçe konuşmak” (1999 Aralık) adlı iki kitabı daha var.
Beraber yemek yemeğe gittik. Yolda ve yemek süresince devamlı “Çok güzel oldu” ve “Teşekkür ederim” deyip durdu. Kendi kültüründen gelen bir davranış olarak da ellerini göğüs hizasında bitiştirip öne doğru defalarca eğildi. Kahkahalarını duymak inanılmaz keyifliydi…
“Taihen kini iri mashita, arigatou gozaimashita” dedi defalarca. (Bakınız sayfa 92- Çok beğendim teşekkür ederim)
Şimdi siz bu yazıyı okuyunca hemen şöyle diyeceksiniz: “Kore ga kini iri mashita, kaimasu.” (Bunu beğendim, alıyorum)
Veeeeeeee bu kitabı satın alacaksınız… Ben de size; “Arigato gozai masu” (Teşekkür ederim.) diyeceğim…
Şimdilik bu kadar, “Sayonara. Mata aimasho…” (Allahaısmarladık, tekrar görüşmek üzere…)
Bakınız KOLAY JAPONCA KONUŞMA KILAVUZU… Yazan: Hiroko Nakae Çölok
Eline, yüreğine sağlık Hiroko. Omeni kakarete ureshii desu… (Sizinle tanıştığıma memnun oldum.)