Enteresan Bir Toplumuz Vesselam…
Ne zaman başarısız olsak, ne zaman istediklerimiz olmasa, hemen eskilerden medet uman bir Milletiz. Bu durum siyasette de, sporda da, özelde de genelde de aynı…
Hiçbir zaman ileriye dönük çalışmayı sevmeyen (Ama bazı grupların uzun döne sessiz ve derinden çalıştıklarını ve hedeflerine yürüdüklerini hala göremeyen) toplum olduk. Ne çabuk unuttuk 10 yıla demir ağlarla ördüğümüz vatan toprağını… Ne çabuk unuttuk 10 yılda sanayileşmede dev adımlar attığımızı… Ne çabuk… Ne çabuk…
Neyse… Biz dönelim konumuza…
Hafta içi Avrupa kupalarında 3 takımımızın aldığı sonuçlarla üzüldük. Beşiktaş’ın tur atlamasıyla da sevindik. Bilmem seyrettiniz mi maçları? Statlar başarısız sonuçlarla yönetimleri ve çalıştırıcıları istifaya çağıran nidalarla inledi. (Her nedense sporda başarı olmayınca yönetimler ve çalıştırıcılar istifaya davet edilir de siyasette başarısızlıklar körü körüne ödüllendirilir) Dönelim maçlardan sonra çıkan eleştirilere ve önerilere. Efendim hocalar hatalıymış, yönetimler yönetememiş, oyuncular oynamamış bir de hakemler iyi düdük çalamamış, falan filan… Bir tomar futbol mütekayyitinin sözleri, bilgiçlikleri… Say say bitmez…
Sayıla sayıla bitmeyen bir tomar bağırış, çağırış, suçlama, suçlamama da siyasette…
Erkan Yolaç’ın “Evet-Hayır” yarışmasına döndü, 12 Eylül Anayasa Referandumu. Ama o yarışmada evet de hayır da diyen kaybederdi. Umarım öyle olmaz…
Tercihlerinizin HAYIR'lı olması dileğiyle ben bertaraf oluyorum… Unutmadan bakın Oscar Wilde ne demiş: “İhtiras başarısızlığın son sığınağıdır”