
Bayiden anahtarı aldım araca doğru ilerliyorum. Test aracı yine geçen sene olduğu gibi bende bir heyecan uyandırdı. Chevrolet'in 2004 yılında ülkemize tekrar gelişinden beri gördüğüm en yakışıklı modeli. Büyük ızgara, ön cama doğru uzanan sportif farlar ve kocaman marka logosu ön görünümde hakim olan unsurlar. Araca önden bakıldığında o kadar heybetli bir görüntüsü var ki bir an sanki birazdan kompakt bir sedan araç yerine D sınıfı bir araç kullanacakmışım hissine kapıldım. Öndeki uzun kaput ve diğer sportif detaylar arka kısımda kendini daha klasik çizgilere bırakıyor. Küçük bagaj kapağının altında yer alan stoplar sayesinde ilk bakışta aracın arkasını Honda Civic’e benzetebiliyorsunuz. Almanya, ABD, Güney Kore ve Avusturalya’daki GM ar-ge bölümlerinin ortak çalışmalarıyla yarattıkları bu iddialı araç her yaş ve kesimden kullanıcıyı etkileyecek cinsten olmuş.


Aracın dışındaki iddialı ve sportif tasarım detayları içeride de devam ediyor. Opel İnsignia’dan tanıdık kumanda birimleri içeren kokpit bana göre şu an satılan kompakt sedan araçlar içerisinde en güzel ve en orijinal olanı. Buna rağmen bu sefer kullandığım test aracının kokpiti bana o kadar çekici gelmedi. Neden diye düşünürken gözüm hemen otomatik şanzımanın vites topuzuna takıldı. Gümüş renkli kocaman ve yüksek bir topuz tercih etmişler. Bu durumda Vites P konumundayken havalandırma grubu kumandalarına ulaşmak hayli güç. Öyle ki koltuk kumaşıyla kaplı bir kokpit bu sınıf araçlar içerisinde ilk kez Cruze’da görülüyor. Küçük ve sportif direksiyon simidinin tasarımı çok başarılı. Kokpit ve direksiyon simidi üzerinde toplanan kumanda elemanları derli, toplu ve kolay kullanılıyor. Ayrıca seçilen mavi renkli iç aydınlatma da içerideki sportifliği artıran detaylardan biri olmuş. Kumaşı çok kaliteli olan koltukların yanal destekleri bu tarz sportif bir sedan için yetersiz. Ayrıca kokpitin alt kısımlarında kullanılan plastiğin kalitesi de pek iç açıcı gözükmüyor. Ama aracın rakipleri ve fiyat etiketi göz önüne alındığında bu durum çok normal karşılanabiliyor. İç mekandaki yaşam alanı hiç şüphesiz ki sınıfındaki diğer araçlarla kıyas götürmeyecek kadar başarılı. 2685mm’lik dingil mesafesinin bu başarıdaki katkısı çok büyük. Bu haliyle 5 yetişkin için gereğinden fazla alan sunan araç keyifli ve konforlu yolculuklar vaat ediyor. Peki ya bagaj ne durumda? Aslında bu ebatta bir araçtan çok daha fazlası beklenebilir ama 450lt’lik bagaj çok dar olmayan yükleme ağzı sayesinde yeterli bir kullanım alanı sunuyor. Buradan da anlaşılıyor ki geniş ve ferah bir iç mekan için bagaj alanından azıcık fedakarlık edilmiş.


Aracın kalbinde başta Astra olmak üzere hemen hemen tüm Opel modellerinden tanıdığımız 1.6 litrelik 113Hp güç üreten benzinli ECOTEC motor bulunuyor. Bu motor gücünü çok yüksek devirlerde buluyor çünkü maksimum gücünü 6300d/d’de kullanıma sunarken, 153 Nm’lik maksimum torkunu da 4200d/d kullanıcısına sunuyor. Üretilen bu güç 6 ileri otomatik şanzıman ile aktarılıyor. Şehir içi kullanımda otomatik şanzıman görevini başarıyla yerine getiriyor. Vites geçişleri sarsıntısız. Ama biraz basıp performanslı bir sürüş istediğinizde işin rengi değişiyor. Sollamalarda ve ara hızlanmalarda gaza sonuna kadar basıldığında otomatik şanzıman vites küçültse bile araç ağırlaşıyor, nazlanıyor. Üstelik motor da fazlaca bağırmaya başlıyor. Bununla birlikte yakıt tüketimi de hızla artmaya başlıyor. Test sürüşü ağırlıklı olarak şehir içinde ve konya yolunda geçti. 11.2lt / 100 km gibi yüksek bir değer elde ettim. Yola çok iyi tutunan aracı izinden ayırmak hemen hemen imkansız. Bu başarının altında standart olarak sunulan Elektronik Stabilite Kontrol Programının (ESC) imzası bulunuyor. ESC ile ilgili beni rahatsız eden tek detay ESC düğmesinin araç içinde konumlandırıldığı yer oldu. Yolcu koltuğuna çok yakın bir yere konumlandırılan bu düğme en ufak bir temas haline hemen ESC’yi devre dışı bırakıyor. Aracın süspansiyonları konfor öncelikli olarak tasarlanmış ve darbe emişi çok başarılı. Ayrıca yalıtım konusunda da Cruze selefi Lacetti Sedan’dan çok çok daha başarılı sonuçlara imza atıyor.

SONUÇ: Chevrolet Cruze ile geçirdiğim keyifli bir günün ardından söyleyebileceğim tek şey kesinlikle GM’in uğraşları ve çabası boşa gitmemiş. Cruze gerçekten çok şık ve başarılı bir araç olmuş. Sunduğu yüksek standart donanım ve uygun fiyat etiketi sayesinde kendinden daha pahalı ve lüks araçlardan bile daha fazla ilgi görüyor. Otomatik şanzıman hiç şüphesiz çok büyük rahatlık sağlıyor ama aracın tüketimi çok artıyor. Bu noktada rahatlık ya da ekonomi arasında bir seçip yapıp size en uygun Cruze'a karar vermeniz gerekiyor. Sanıyorum Cruze’un önündeki en büyük engel ürün gamında dizel motor veya LPG alternatifinin bulunmaması.
|
Artılar (+)
|
Eksiler (-)
|
|
Ferah ve kullanışlı iç mekan
Yüksek Donanım
Yol Tutuş & Güvenlik
Şık Tasarım
|
Yüksek Yakıt Tüketimi
Ürün Gamında Dizel Motor ya da LPG Alternatifinin Sunulmaması
|
D.Selim TAN