Neymiş, bayanlara salon çıkışında arabalarına kadar eşlik edebiliyorlarmış, çünkü bayanlar özellikle belli bir saatten sonra yalnız o sokaktan yürümeye korkabiliyorlarmış...
“Merak etmeyin, ben korkmam, kendi başıma rahatlıkla gidebilirim” diyorum...
Kafamı daha da bir dikleştirip, yüzümde sırıtkan bir ifade ile yürümeye devam ediyorum...
İKİNCİ GÜN...
Hava ne kadar da sıcak...
Kafamı gökyüzüne kaldırmamla, kamaşan gözlerimi yere indirmem bir oluyor.
Hafiten bir rehavet var üstümde... Bir buçuk saatlik spor salonu etkinliklerinden geriye kalan kas ağrıları da var; hafiften salak bir sırıtış da... Niyeyse, pek mutluyum...
Kısa bir an, belki bir saniye, belki daha da az, kara tüylerin arasından bir çift göz görüyorum...
Görüntü biraz daha genişliyor ve kahve siyah tüylü, iricene, dili dışarıda sağa sola uçuşan bir köpeğin varlığını kavrıyorum.
Dili sağa, sola uçuşan...
Yani...
Aslında...
Köpeğin dili rüzgarın etkisiyle bayrak gibi yön değiştirmiyor.
Köpek üstüme koşuyor! Hem de kendinden geçmiş bir şekilde...
Bu noktada köpekle aramda taş çatlasa 3 – 4 metre var, yok... Dolayısıyla, benim de yapabileceğim bir şey yok (zaten bir kere hayvan ile gözgöze gelmişim.)
Uzaklardan bir yerden birisi“Korkma!” diye bağırıyor.
Daha ne olduğunu yeni kavramaya başlayan kalbim atışlarını hızlandırırken, beynim bedenimi kontrol etmeye zorluyor beni. Bulunduğum yere çakılıp kalıyorum ve kaçınılmaz olanı, yani üstüme atlamasını bekliyorum.
Atlıyor da...
Yüzyüze geliyoruz...
Aaa!!!! Ama sevindirik bir şey bu...
Kesmiyor, arkama dönüyor bir de ordan ön ayaklarını omzuma koyuyor...
“Laçiiiii! Gel buraya!” diye bağrıyor birisi...
Aniden başlayan aşkımız, aniden de son buluyor...
O sese seyirtirken, ben de geçirdiğim hafiften şokun etkisiyle başlıyorum mırıldanmaya:
- Bu ne sevgi agggğğğğhhh, bu ne ızdıraaaaapppp... Lay lay lay lom...
İşte o zaman, taaa başından beri yürüdüğüm sokak arasında yalnız olmadığımı Laçi adındaki bu sevindirik köpek ve ahalisinin de orada olduğunu farkediyorum.
Aynı ses bu sefer diyor ki:
“Korkmadınız değil mi?”
Öhhööööö!!!!
Yok canım... İleriki dakikalarda Alman Kurt Köpeği ile, Rottweiler kırması olduğunu öğrendiğim bu cici köpekten niye korkmuş olayım ki...
Zaten, ben hiç bir şeyden korkmam!!!