Ashua Haber
Uzaylı gördük!
70’lerde çekilen görüntüleri inceleyen uzmanlar ‘Bazı nesneler ortaya çıkıp kayboluyor’ dedi ...
Blackberry tepe teklak
iPhone’la Google’ın Android sistemi vurdu, Blackberry cephesi yenilikte gecikti, sistemleri göçtü. Borsada kötü günler sonrası hissedar baskısı sonuç ...
Anonymous Facebook a saldıracak
Protestocu hacker grup Anonymous, 28 Ocak’ta Facebook’a bir saldırı düzenlemeyi planlıyor...
Dünyanın en büyük ikinci üreticisiyle ortak oldu
Anadolu Efes'in dünyanın en büyük ikinci bira üreticisi SAB Miller'la stratejik işbirliğine gideceği anlaşmada son imzalar da atıldı....
Televizyon yarışmalarının büyük soygunu
Televizyonlarda yayınlanan yarışma programları çeşitli oyunlarla vatandaşları telefonlara yönlendirip büyük ekonomik kayıplara uğramasına neden oluyor...
Gerçek bir halk kahramanı olabilecek mi?

Gerçek bir halk kahramanı olabilecek mi?

 
Yazar : Dirim Selim Tan
Aslında Dacia uzun yıllardır sessiz sedasız Türk otomotiv piyasasında geziniyordu. 2003 yılının sonlarına doğru Solenza adlı eski Renault 9 muadili aracı ile parlak bir çıkış yapmaya çalıştı. Pek istediğini elde edememiş olsa bile yine de Dacia markasını akıllara kazımaya başlamıştı. Derken Logan tanıtıldı. Logan Türk tüketicisi için biçilmiş kaftandı. Hem sedan bir araçtı, hem yıllardır Renault modellerinde kullanılmış ve de epeyce takdir toplamış motorlarla donatılmıştı, hem iç mekanı genişti, hem bagajı kocamandı hem de fiyatı en yakın rakibi hatta akrabası olan Renault Clio Symbol'den çok daha ucuzdu. Logan ile birlikte Dacia gerçekten hak ettiği ilgiyi görmeye başlamıştı. Logan Sedan'ın ardından Logan MCV 5&7 kişilik, ardından Sandero HB, Logan Pick-Up... Sedan araçlardan HBlere, MPVlerden Pick Uplara geniş bir ürün yelpazesi olmaya başlamıştı Dacia'nın. Artan ürün yelpazesi ile birlikte müşteri sayısı da sürekli arttı. Markanın bu noktaya gelmesinde hiç şüphesiz ki araçların Renault güvencesi ve teknoloji ile satılmasını çok büyük bir payı var.


12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ne yalan söyleyeyim bu kadar hızlı gelişen bu ekonomik markadan bir SUV çıkacağı hiç aklıma gelmezdi. Çünkü otomotiv alanında ne kadar gelişirseniz gelişin arazi aracı üretmek ayrı bir teknolojik alt yapı gerektirir. Dacia'nın böyle bir şeyin altından kalkamayacağını düşünmemin bir nedeni de markanın en büyük desteği olan Renault'un da arazi aracı üretmek konusunda çok tecrübesiz oluşuydu. Renault bildiğiniz gibi arazi aracı üretiminde Nissan modellerinin alt yapılarını ve tekniklerini kullanıyor. Ama Dacia beni epeyce yanılttı bu sefer. Duster'ın dünya çapında ilk lansmanı yapılınca hem çok şaşırdım hem de çok sevindim. Çünkü Dacia gerçekten kaliteyi çok uygun bir fiyata müşterilerine sunuyor. Lansman sonrası aracın ülkemizde 29.000 TL gibi çok cazip bir fiyat etiketiyle satılacağı söylentileri beni daha da heyecanlandırdı. Derken Duster ülkemizde de satışa sunuldu. Bayilere geldiği ilk gün soluğu Ankara'daki bir Dacia bayisinde aldım. Test aracı bulamasam da ilk gün detaylıca inceleme fırsatı buldum aracı. Test için de kendime bir randevu aldım. O gün bayide benim gibi Duster'ı merakla bekleyen bir sürü insan vardı. Onlarla birlikte inceledim aracı. Hatta ufak bir nabız yoklaması da yaptım araçla ilgili. Her kafadan başka bir ses çıkıyordu ama genel kanı herkeste aynıydı: Dacia bu işi başarmıştı!

 

Bu uzun girişten sonra gelelim araca! Duster duruşu ile çok güçlü bir yapıya sahip. Sert ön tasarımı, şişkin çamurluklar ve bagaj yapısı sayesinde Duster olduğundan çok daha iri ve iddialı gözüküyor. Dış görünüm detaylı incelendiğinde gerçekten Dacia'nın bu model üzerinde büyük bir titizlikle çalıştığı görülüyor. Kapılarda, kaputta, bagaj kapağı montajınde en ufak bir sapma bile yok. Araç gayet tok ve diri duruyor. Kapıyı açıp içeri girince ne yalan söyleyeyim epey hayal kırıklığına uğradım. Çünkü bu güzelim SUVun iç mekanı markanın ucuz binek otomobilleriyle bire bir aynı! Direksiyon simidi ve kokpit kaplaması farklı görünse bile özünde bu aracın için aynı bir Sandero ya da Logan olmuş! Bu noktada aracın fiyatı ve Dacia'nın imalat felsefesi göz önüne alırsak yapılan çok mantıklı bir hareket. Ortak parça kullanımıyla maliyet düşürülmüş. Kokpit malzemesi olarak seçilen sert plastik ilerleyen kmlerde ve yıllarda tıkırtı çıkarabilecek cinsten. Aracın görüş açıları çok başarılı. Yola her açıdan kolaylıkla hakim oluyorsunuz. Koltuklar rahat fakat yanal destekler biraz yetersiz. İç mekan genişliği yeterli seviyede. Ne önde ne de arkada diz-baş mesafesi ile ilgili bir problem yaşamıyorsunuz. Katlanan arka koltuklar sayesinde bir panelvandan daha geniş bir yükleme alanına sahip olabiliyorsunuz. 4X2 versiyonlarda 475lt olan bagaj hacmi 4x4 versiyonlarda sistemin konumundan dolayı 408lt'ye geriliyor.

 

Aracın kalbinde Renault ve Nissan modellerinden tanıdığımız 1.5 litrelik daha önce kendini kanıtlamış başarılı bir dizel motor bulunuyor. Renault modellerinden tanıdığımız şanzıman motorlarla büyük bir uyum içerisinde çalışıyor. Maksimum hızı 168 km/h olan araç 0-100km/h hıza 12,5 saniyede ulaşıyor. Benim test ettiğim 4x2 versiyonuydu. Buna rağmen araç yola gayet sağlam basıyordu. 30 derecelik yaklaşma, 36 derece uzaklaşma ve 23 derecelik karın açılarına sahip Duster 2 çeker olmasına rağmen hafif arazi koşullarında gayet başarılı ilerliyor. 4 tekerlekten çekiş sistemi konusunda ise Duster işini şansa bırakmamış. Japon arazi devi Nissan'ın Qashqai ve X-trail modellerinde kullanılan aynı sistemi kullanıyor. 4WD logolu 4 çekerli modellerin arka aksları Qashqai'den alınan bağımsız kollara sahip. Aracın yol tutuşunda bir sorun yok. Limitleri çok çok fazla zorlanmadıkça Duster'ı izinden kolay kolay ayıramazsınız. Fakat belirtmeden geçemeyeceğim aracın yalıtımı rakiple oranla biraz zayıf kalıyor.

 

Sonuç: Kimi markanın minik sınıf HB araçlarıyla hemen hemen aynı fiyata satılan Duster SUV aleminin en uygun fiyatlı ve bence fiyat-fayda oranı en başarılı olan aracı. Ama bu demek olmuyor ki Duster dört dörtlük bir SUV. Donanım başta olmak üzere bir sürü ufak tefek eksikliği var. Fakat fiyat etiketi ve aracın arkasındaki Renault desteği göz önüne alındığında bu ufak sorunları kolaylıkla göz ardı edebiliyorsunuz. Aileler başta olmak üzere bir SUV sahibi olmak isteyen herkesin Duster'ı incelemek üzere Dacia bayilerine bir göz atmasını tavsiye ederim.

 

Artılar (+)

Eksiler (-)

 

Ferah, Geniş ve Kullanışlı İç Mekan

 

Başarılı Yol Tutuş

 

Düşük Yakıt Tüketimi

 

Düşük Satış Fiyatı

 

 

 

Otomatik Vites Seçeneği Yok

 

Diğer Modellerle Fazla Ortak Parça Kullanılıyor

 

Henüz Oturmuş Bir 2. El Piyasası Yok

 

D. Selim TAN


Diigo Diigo Digg Digg Newsvine Newsvine Technorati Technorati
Del.icio.us Del.icio.us Facebook Facebook Reddit Reddit Jumptags Jumptags
Simpy Simpy StumbleUpon StumbleUpon Slashdot Slashdot Propeller Propeller
Furl Furl Yahoo Yahoo BlinklistBlinklist Google Google
 
YORUM YAPIN SÖZ SİZDE!
Sedat
Teşekkürler
SUV tarzı araçlar çok ilgimi çekiyor. Genelde çok pahalı oldukları için almak mümkün olmadı. Duster hem ucuz hem de çok şık bunu almayı daha doğrusu önce bir gidip incelemeyi uygun buldum yazınızdan sonra. Gelecek yazınızı merakla bekliyorum. İyi çalışmalar.
Haluk
Kutluyorum
Yazınızı okudukça araç beni de çok şaşırttı. Türkiye yollarını göz önünde bulundurunca kimi SUV araçları şehir arabası gibi kullananlara kızamıyorum artık. Dacia'yı bu başarılı sonuç için kutluyor, meraklılarına hayırlı olsun diyorum.


Adınız (Yorumda görünecek) :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
 

Diğer Dirim Selim Tan Yazıları

 
Türkiye geneli yol durumu hakkinda güncel bilgiler
 
Salya Lez
Komik Kamera Şakası
Galatasaray Çıldırın
[ Tümünü Göster ]
 
Lütfen haber arşiv tarihi seçiniz.
 
Diger anketlerimiz için tıklayın...
© Copyright Mcm Turkuaz AŞ.
Her hakki saklıdır.
Webmaster: Burak ÖZCAN