Efendim geçenlerde bir haberde meclis içi ve dışı siyasi partiler özellikle muhalefet yapıyormuş ta..Anayasaya “HAYIR” oyu vereceklermiş te yeni değişiklik paketinde eleştirilecek bir can alıcı nokta bulunamıyormuş.Başka noktalardan hükümeti vuruyorlamış. Bu benim epey gücüme gitti ve attım kendimi sokağa ve herkese sordum da özellikle gençlere sordum. Bu mini anketimde çıkan sonuç gençler için şöyle;
1-En yüksek işsizlik oranı 20-24 yaş grubunda. Bu kesimde tarım dışı işsizlik oranı % 23.8….
2-20-24 yaş grubundaki işsizlerin % 18.5 üniversite mezunu. Çoğu askerliğini yapmış, aileleri ile oturuyor.
3- Yine tarım dışında kadınlarımızın % 85 gibi büyük bir rakamı iş gücüne katılmıyor.
4- Ücretsiz aile işçisi olarak çalışan gençlerin % 86,2 si kayıt dışı..
5-AB ülkelerinde bu verdiğim ortalamalar;
Erken okulu bırakma% 15,6….
Bizde ise bu oran % 54,6….
Ha şimdi bu rakamlar doğruydu ve yanlıştı…Bilmem çarpıtma haber şu bu.. demeyin.
SEVGİLİ DOSTLAR
Ben Ankara Gazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi İstatistik Bölümü Mezunuyum..1986 yılı mezunu!!! Ve benim bu yaptığım çalışma çeşitli değişkenler baz alınarak, İnsanlarla yüz yüze konuşarak bir gün boyunca vatandaşın verdiği soru ve cevapların bir bütünü olan Zonguldak ilinde,örnekleme metodu ile yapılan bir çalışmadır. Güvenilirlik oranı verilen cevapların samimiyeti düşünülürse yüksektir.
Yanılma payı da 0.05 olarak hesaplanmıştır.
AR-GE Şirketleri bu çalışmanın gerçekçi ve reel olduğunu bu açıklamam sonrası anlamıştır sanırım.
ŞİMDİ
Dikkat ettiniz mi? 19 Mayıs Bayramı nasıl kutlandı. Etmediğinizi biliyorum. Tıp kı günümüz gençliğini boğan ve yabancı kaynaklı şarkılar ve özellikle “Eye Of The Tiger..” şarkısı vs ile??
Ve tabii bu gibi parçaların nezaretinde dans gösterileriyle..
Televizyonlarda ajitasyon dolu insanları ağlatan programlar. Güldüren de var tabii haklısınız.
Araştırdım Birleşmiş Milletlerin “Türk Gençliği” ile ilgili raporuna bakın. Bu azalmadı ha? 2010 yılına kadar arttı da?
“15-24 yaş arasında Türkiye’ de 12 milyon insandan 5 milyonu işsiz. Ve bu rakam , Norveç’ in toplam nüfusu demek biliyor musunuz?
İŞİN
En üzücü yanı da, gençlik hakkında atıp tutmak da pek revaçta bugünlerde..
AMA
Çözüm üretmek gerçekler karşısında göstermelik çözümler üretmeye dahi kimsenin niyeti yok.İş adamlarına yıkıp bu konuyu hükümet olarak sıyrılırız …Diyenlere müjde….
İşsizlik artık devasa boyutta bir sorun ve her geçen gün çözülmeyecek bir noktaya gelmekte!!
BIRAKIN ÇÖZÜMÜ
Gençliğin tanımını bile daha doğru dürüst yapamıyoruz. Her yerde her şeyde olduğu gibi HAMASET EDEBİYATI….
Ya “TÜRKİYE’ NİN AYDINLIK GELECEĞİ” diyerek göklere çıkartıyoruz.
YA DA
“TÜKETİM TOPLUMUNUN ÇOCUKLARI” diye yerden yere vuruyoruz.
Hiç kimse itiraz etmesin bu böyle….
BAKINIZ
Türkiye’de bugün bir gençlik politikasının olmaması, bizzat Türkiye Cumhuriyeti'nin gençlik politikasıdır.
ÇÜNKÜ
Gençlerin kullanmak isteyebilecekleri hakların ve kendi yaşamları üzerinde söz sahibi olmasının, Karar alıcı ve politikacılar tarafından kabul edilmesi demek.
Bak Bey Abi, gençler üzerinde “İKTİDARIN YA DA İKTİDARLARIN” sarsılma riskini de beraberinde getiriyor.
SADECE
Gençleri düşünmeyen Devlet Politikaları deyince, Aileler de İKTİDARI, İKTİDARLARI korkusuyla çocuklarını kendilerine öyle bağımlı hale getiriyor.
GENÇLER TÜRKİYE’ DE
Bu nevrozla beraber yaşar, Yani toplumun kurallarına uyarlar…Ya da uymak zorunda kılarlar…Hatta uydurulurlar!! Dolaysısıyla vurdum duymaz da olurlar.
Bu yüzdendirki zaman içerisinde bu kuşak vurdum duymazlığın ve bencil mi? Desem ne desem bir şey oluyorlar yani!!!
Kİ
Bu tespit de bence çok önemli, Keşke gençlerin geleneksel yaptığı siyasete ve yaptığı eleştirileri birileri çıkıp yeni bir siyaset olarak kullanabilse…
Gençleri ve onun duyguları ve kendileri ile iletişim kurabilecek liderler arıyor gençler. Ve Kanun yönünde gençlere yönelik daha somut göstergeler …Ne biliyim ben …Durum işte bu!!!
NİTEKİM
Kenan Evren Paşa aklıma geldi bu kelimeyi kullanınca!!!
Gençler bu durumdan rahat gözükmelerine rağmen acı ama gerçek,
“SİYASİ ALANIN BİR PARÇASI OLMAMAYI SEÇİYOR.”
SONUÇ
Durun dua eder gibi Amin demek için avuçlarınızı açmayın. Zaten o da bir günlük yazma konusu ya!!
12 Eylül 2010 tarihinde “EVET” veya “ HAYIR” diyeceğimiz Anayasa değişikliği maddeleri içinde bu konu var mı?
Yooook….
Detayına indiğim gençlerin bu sorunlarına ilişkin bir çözüm umudunuz var mı?
O da YOKKK…
İşte o zaman konu geliyor…Gençlerin siyasal alanın bir parçası olmama noktasına!!!!!
HAYIR
12 Eylül 2010 tarihinde yapılacak Anayasa Değişikliği Paketi referandumuna da “HAYIR”
İşte bu yüzden “HAYIR”….
Haydi gençler….12 Eylül 2010 günü sandığa gidelim, Anne ve babalarımız. Kardeşlerimiz …Eş dost ve akrabalarımızla hep beraber güle oynaya gidelim ve “HAYIR” oylarımızla da bizi hiç mi hiç anlamayan iktidardaki siyasilerimize tarihi bir ders verelim.
Tıpkı bir zamanlar…”Kantarın topuzu ağır kaçtı!!” diye sonuçlara itiraz eden Başbakan, 8. Cumhurbaşkanımız Turgut Özal’ ın..Şimdi tarih olan Anavatan iktidarının söylediği gibi…
Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarına da Türk Milletinin geleceği olarak kullanacağımız “HAYIR” oyları ile en güzel cevabı verelim…
Saygılarımla….