Annesinin kafasını
En fazla ceza
Evini satanlar dikkat!
Bavulundan bakın ne çıktı?
Bu haber 29 Mart 2011, Salı 15:35 tarihinde eklendi. 557 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

ALZHEIMER...

Birçok kültürde bilgelik, yaşlanmanın olumlu yanı sayılır. Gençler güzel olabilirler ama yaşlılar bilgedir ve yıllar içinde kazandıkları deneyimlerin toplumda değeri vardır.
ALZHEIMER...

Tüm dünyada olduğu gibi toplumumuzda da genellikle “bunama” olarak adlandırılan ve yaşlılıkta doğal kabul edilen bu durum, aslında tıpkı yüksek tansiyon, şeker hastalığı ya da ülser gibi ciddiye alınması gereken bir hastalık. Oysa hala daha Alzheimer hastalığı, yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak göz ardı ediliyor ve bu hastalığa tutulanlar bakım veya tedavi masrafları açısından ihmal ediliyor. Ayrıca, yaşlı insanların yanı sıra, ender de olsa genç ve orta yaşlı insanların da hastalığa tutulabileceği gerçeği görmezden geliniyor.

Alzheimer hastalığı nedir?

   Alzheimer hastalığı, bellek, öğrenme, konuşma, akıl yürütme, yargılama, ileti etkinliklerini sürdürme yetilerinde kademeli olarak yıkıma sebep olan ve davranışlarda değişikliklerle kendini gösteren, halk arasında “bunama” olarak adlandırılan tablonun en sık görülen nedenidir.

  Hastalık adını Alman doktor Alois Alzheimer'dan almıştır. İlk hastalık tanısı Alzheimer tarafından 1906 yılında Auguste adlı bir kadına konulmuştur.

 

Alzheimer hastalığının nedeni...

   Öğrenme ve hafıza oluşturma için çeşitli maddeler içinde en önemli olan asetilkolindir.  Bu da kolin asetiltransferazdan sentezlenir. Bu maddeler Alzheimer hastalığında özellikle belirli bölgelerde azalarak semptomların oluşmasına sebep olur. Bununla birlikte makroskobik olarak beyin adeta ceviz kabuğu şeklinde olup, hücreler içinde bu hastalığa özgü çeşitli plaklar, yumaklar oluşur.

 

Alzheimer hastalığının belirtileri...

   Alzheimer hastalığı yavaş ve sinsi olarak başlar. En sık olarak ilk belirti, aileler tarafından yaşlanmanın sonucu olarak yorumlanabilecek bellek değişiklikleri ve hafif unutkanlıklardır. Ancak hafif unutkanlık görülen kişilerin çoğunda Alzheimer hastalığının olmadığını bilmek önemlidir. Herkes zaman zaman bellek sorunları yaşayabilir. Örneğin sık görülmeyen kişilerin adlarının unutulması çok normaldir. Ama yakın tanıdıkların ya da iyi bilinen nesnelerin adlarının unutulması, aynı soruyu tekrar tekrar sormak, yakın geçmişte olan olayları unutmak yaşlanmanın normal bir parçası değildir.

   Alzheimer hastalığının erken evrelerinde, hastalar yakın zamanlardaki olayları, etkinlikleri, tanıdık kişilerin ya da bilinen nesnelerin adlarını hatırlamada zorluk çekebilirler. Çok basit matematik problemlerini çözemeyebilirler. Yaşanan bu tür güçlükler sıkıntı verebilir, ancak alarm verecek kadar ciddi boyutlara ulaşmayabilir.

    Hastada ilk günlerde genel bir ilgisizlik, isteksizlik hakimdir. Unutkanlıkla beraber hasta bunu hissettirmemek için kısa notlar alarak durumunu tolere etmeye çalışır. Kelime bulmakta zorluk çeker. “Şey” diye geçiştirir. Boş, anlamsız, hedefine ulaşmayacak şekilde konuşur. Kırk yıldır oturduğu mahallede kaybolabilir. Ev içinde tuvaleti bulamayabilir. Pantolonunu giyemez. Çevresindeki kişileri tanıyamaz. Plan yapamaz, karar vermede sıkıntı çeker. Bu bellek bozukluklarının dışında davranışsal sorunlarda ön plana çıkabilir. Depresyon oldukça sık olup (%1540) bunama ile karışabilir. Anksiyete, halüsinasyonlar, hezeyanlar, amaçsız gezinme şeklinde motor hareketler, uyku sorunları, yeme problemleri sıklıkla karşımıza çıkabilir.

 

Alzheimer hastalığındaki uyarıcı bulgular...

   Bellek kaybı (unutkanlık), günlük yaşam işlerini yerine getirmede güçlük çekme, konuşma güçlükleri, zamanı ve mekanları karıştırma, değerlendirme ve karar vermede güçlük çekme, soyut düşünce bozuklukları, eşyaları yanlış yerlere koyma, ruh hali ve davranış değişiklikleri, kişilik değişiklikleri, sorumluluktan kaçınma.

Basit bir unutkanlık mı yoksa Alzheimer hastalığı mı? Nasıl anlaşılacak?

   Alzheimer bir hastalıktır. Burada bir olayın tümü unutulur. Oysa normal olabilecek bir unutkanlıkta  olayın bir parçası unutulur. Alzheimer hastalığında olay daha sonra nadiren hatırlanır. Normal yaşlılıkta ise çoğunlukla daha sonra hatırlanır. Alzheimer hastalığında zaman ilerledikçe yazılı/sözlü talimatlar izlenemez. Oysa normal unutkanlıkta talimatlar izlenebilir. Alzheimer hastalığında özbakım giderek bozulur. Normal unutkanlıkta özbakım sürdürülür.

Alzheimer hastalığının başlangıç yaşı...

   Alzheimer hastalığı yaygın bir hastalıktır. Sıklığı yaşla birlikte artar. Hastalık genellikle 60 yaşından sonra başlar. Genel olarak 6475 yaş arasında % 56, 7584 yaş arasında %2022,  85 yaş üstünde % 4050 olarak görülür. Cinsiyet açısından bakıldığında bazı yayınlara göre fark yokken, diğerlerine göre ise kadınlarda daha fazla olduğu belirtilmektedir. Bu durumun kadınların daha uzun yaşaması ve düşük eğitim seviyesi ile ilgili olduğu düşünülmektedir. Dünyada 2025 milyon, Türkiye'de ise 300 bin Alzheimer hastası olduğu ve 2050 yılında Alzheimerli hasta sayısının 4 katına çıkacağı düşünülmektedir.

Alzheimer hastalığının evreleri...

   Hastalık temel olarak üç evrede incelenir.

   1.evrede hastalığın fark edilmesi son derece güç olabilir. Günlük işleri yapmada ihmal, hatırlama güçlüğü, inkar, uyku bozuklukları, fiziksel temeli olmayan somatizasyon, bellek özellikle de yakın bellek bozukluğu, karar vermede güçlük, kelime bulma zorluğu olabilir.

   2.evrede belirgin bellek bozuklukları ön plandadır. Ailesindekileri tanıyamaz. Evinin yolunu şaşırabilir. Soruları tekrar tekrar sorar. Sürekli geçmişten bahseder. Anlattıkları esas konudan tamamen uzaktır. Halüsinasyonları vardır. Bu dönemde günlük yaşam aktiviteleri engellenmiştir.

   3.evrede gerek zihinsel gerekse fiziksel olarak tamamen bağımlı hale gelmiştir. Yardıma rağmen beslenme sorunları ön plandadır. Çevresindekileri tanıyamaz. İdrar ve gaita kaçırması vardır.

Alzheimer hastalığının tedavisi...

   Günümüzde Alzheimer hastalığını tümüyle ortadan kaldıran bir tedavi bulunmamaktadır. Tedavi esas olarak ilaç kullanımı ve hasta bakımından oluşmaktadır. Şu anda hastalıkta kullanılan ilaçlar hastalığın ilerleme hızını kısmen yavaşlatabilmekte ve hastalığın bir kısım belirtilerini geçici bir sürede olsa azaltabilmektedir. Ayrıca uykusuzluk, amaçsız gezinme, sıkıntı, saldırganlık, hayaller, depresyon gibi hastalığa sık olarak eşlik eden davranışsal belirtileri iyileştirmeye yönelik ilaçlarda kullanılmaktadır.

   Alzheimer hastalarındaki belirtilerin tedavi edilmesi çoğunlukla hastanın daha rahat bir yaşam sürmesini ve hasta yakınlarının hastanın bakımını daha kolay sürdürmelerine olanak vermektedir. Tedavinin en önemli parçalarından birisi, Alzheimer tanısı konduğunda hastaların ve ailelerin durumla baş etmelerini yardımcı olacak destekleyici önlemlerdir. Bu yaklaşım hastalar ve yakınlarının hastalık, bakım ve tedavi seçenekleri konusunda bilgi edinmesini hastaya nasıl davranılması gerektiğini öğreterek ailenin yaşam kalitesini olabilecek en üst düzeyde tutmaya yöneliktir.

   Alzheimer hastalığını önlemeye, seyrini yavaşlatmaya ya da belirtileri azaltmaya yönelik ilaçların bulunması konusundaki bilimsel çalışmalar yoğun biçimde devam etmektedir.

Alzheimer hastalığı ve spor...

   Alzheimer hastalarında sporun birçok yararı vardır. Egzersizin olağan yararlarının yanı sıra hasta ve hasta yakınını bir araya getirmek açısından da çok önemlidir. Egzersizin başlıca yararları arasında kas gücünün artırılması ve kalp damar sağlığı yer almaktadır. Ayrıca depresyon belirtilerinin azaltılması, hareket becerilerinin korunması ve sakinleştirici bir etki yaratması açısından da yararlı olabilir. Bunun ötesinde egzersiz gücün, esnekliğin ve dengenin korunmasını sağlayarak düşmeye bağlı ciddi yaralanmaların azaltılmasına da yardımcı olabilir.  

Hasta yakınları olarak ne yapabiliriz?

   Hastalığı tümüyle ortadan kaldıran bir tedavi ortaya çıkana kadar Alzheimer hastalarının bakım gereksinimleri devam edecektir. Eldeki verilere göre hastaların büyük kısmı evde yakınlarının gözetimi altında olmaktadır. Hasta bakımı birçok zorluğu beraberinde getirir. On yıldan uzun sürebilen, yavaş ve önceden kestirilemeyen kötüleşme hızı hasta yakının sabırlı, anlayışlı, sevecen ve çoğunlukla da yaratıcı olmasını gerektirir.    Bakımın en önemli yönlerinden biri hastanın halen hoşlanmakta olduğu şeylere odaklanmaktır. Hastalar arasındaki belirtiler ve hastalığın ilerleme hızı farklılık gösterebilir. “Hastalık değil hasta vardır.” sözünden hareketle bakım teknikleri de hastanın durumuna göre ayarlanmalıdır.

Hatırlatıcı notların yazılarak (örneğin telefon etme gibi) bağımsızlığını sürdürmeye çalışmak ilk dönemlerde kullanılabilir.

Huzurlu ve istikrarlı bir ev ortamının kurulması davranışsal semptomlar üzerinde olumlu etki yapar. Hastanın, sırasıyla çocuklarının evinde kalması istikrarı bozacağından önerilmez. Toplumda en çok yapılan hatalardan birisi budur. Yaşlının yeni mekâna uyum göstermesi zordur.

Amaçsızca gezinme sık karşılaşılan problemdir. Ev adresinin, telefon numarasının yazılı olduğu bileklikle dolaşmak faydalı olabilir.

Gece yatma düzeninin sağlanması davranışsal semptomlar üzerine çok etkilidir. Ortamın sakin olması, gece lambalarının kullanılması faydalı olabilir. Gün içinde şekerlemenin azaltılması, egzersiz yapılması, kafein alımının azaltılması gece ortaya çıkan huzursuzlukları azaltabilir.

İletişimin geliştirilebilmesi için konuşurken görebileceği yerde bulunmak, dikkatini çekmek için omzuna veya koluna dokunmak yararlı olabilir. Basit cümlelerle, yavaş tempoda, nesneleri göstererek konuşmak faydalı olacaktır.

Ev ortamı bildik ve güvenli olmalıdır. Düzensizlikten kaçınmak, düşmeleri önlemek için mobilyalar hep aynı konumda tutulmalıdır. Kesici, yanıcı, yakıcı aletler konusunda dikkatli olunmalıdır.  

Hastalığın yükü, bakımevi...

   Alzheimer hastalarının %70 kadarı evde yaşamakta olup bakımları aileleri tarafından sağlanmaktadır. Hastalığın sağlık sistemleri, aileler ve sosyal hizmetler açısından yarattığı yük oldukça büyüktür. Alzheimer ilerleyici kronik bir hastalıktır. Hastalarda oluşan işlevsel bozukluklar gün geçtikçe artmakta, bu da hastaya bakan kişinin günlük bakıma daha fazla zaman ayırması anlamına gelmektedir. Bunun sonucunda bakıcının sosyal hayatını olumsuz etkilemekte depresyon, sıkıntı, maddi zorluklar, tükenmişlik sendromu ortaya çıkabilmektedir.  

Alzheimer hastasında sık karşılaşılan tıbbi durumlar...

   Alzheimer gerek hastayı gerekse bakıcısını son derece rahatsız eden bir hastalıktır. Hastalarda orta ve ileri evrelerde yemek yedirirken dikkatli bir şekilde davranılması, yemeklerin solunum yollarına kaçmamasına dikkat etmek gerekir. Yemek yedirirken azar azar ve sulu yemekler verilmeli veya blendırdan geçirerek yedirilmelidir. Yaşlılar uzun süreli yatağa bağımlı şekilde yaşadıklarından dolayı yatak yaraları ile sıklıkla karşılaşılır. Yaşlının sık pozisyon değiştirmesi, yatak takımlarını ütülü, gergin, temiz olması gerekir. Gerekirse havalı yataktan faydalanılabilir. Yaşlılardaki en önemli problemlerden birisi susuz kalmasıdır. Bunun içinde uygun şekilde beslenmesi önerilir. Uzun süreli yatağa bağımlı kalmaya bağlı pıhtı atabilir.  

Kimler risk altındadır ve kimlerde daha fazla görülür?

   Alzheimer hastalığı ileri yaş hastalığıdır. Görülme sıklığı 6065 yaşından sonra her beş senede bir, iki katına çıkar. Ailesinde birinci derece yakınlarında Alzheimer hastalığı olanlarda demans gelişme riski 24 kat artar. Kadınlarda erkeklere göre fazla olduğu düşünülmektedir. Bunda en önemli etken kadınların daha uzun süre yaşamasıdır. Bazı çalışmalar eskiden geçirilmiş kafa travmasının Alzheimer açısından risk faktörü olduğunu bildirirken, birçok çalışmada bu bulgu doğrulanmamıştır. Düşük eğitim düzeyinin ileri yaşlarda hastalık için bir risk faktörü olduğu bildirilmiştir. Down sendromu bulunanlarda Alzheimer riski artmaktadır. Diğer olası risk faktörleri arasında; kolesterol yüksekliği, kalp krizi geçirme, hipertansiyon, insülin kullanan şeker hastaları sayılabilir.

Bunama riskini azaltmak için neler yapılmalıdır?

   Eğer çocuk yaş grubundaki bir kişiyi sorarsanız iyi bir eğitim vermek en uygun olandır. Erişkin yaş grubunda ise vasküler sebepler olarak bilinen sigaradan uzak durmak, alkol kullanmamak, diyete dikkat etmek, okumak, bulmaca çözmek, dans etmek, düzenli spor yapmak, sosyal aktivitelerde bulunmak gerekir. Elbette kafa travmalarına maruz kalmamakta önemli. İleri yaş grubunda ise boş zamanları en iyi şekilde değerlendirmek gerekir.  

   Yaşla gelen ciddi unutkanlık, Alzheimer hastalığının habercisi olabilir. Alzheimer hastalığından şüpheleniyorsanız, zaman geçirmeden bir doktora başvurunuz. Unutmayın ki, bunama yaşlılığın doğal bir sonucu değildir.

Yazdır Paylaş
ETİKETLER :
Diğer Haberler
EN ÇOK OKUNANLAR
EN SON YORUMLANANLAR
GaziSOFT Php Profesyonel Haber Yazılımı