Ashua Haber-Zonguldak
Naci Ferhat Altınok
Özellikle referandum ve Anayasa değişikliği konusunda önemli açıklamalar yapan ÇİFT açıklamasında:
“Bugün Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Hükümeti halkıyla ilk defa bir bütünlük içerisinde Anayasasını değiştirmektedir. Nitekim bugüne kadar yapılan Anayasa değişiklikleri hep askeri vesayet altında yapılmış olup ilk defa halkın Anayasa değişikliğini Türk halkı oylayacaktır.
Böyle olunca da bende halkımızın bu Anayasa Referandumuna “EVET” oyu kullanarak kabul edeceğini gönül rahatlığı ile söyleyebiliyorum.
Ve bu Anayasaya neden “HAYIR” diyen muhalefeti ve zihniyetinde yapmış olduğu propagandayı anlamışta değilim. Ve açıkçası hayretler içinde izliyorum.
İnanın bizler bu Anayasa değişikliğine bakarken her ne kadar yetersizliğini de göz önüne alırsak 13 Eylül sonrası daha fazla demokrasi için ne gibi değişiklikleri yapabiliriz , Toplum nezdinde ve mecliste bulunan partileri de düşünürsek fikir birliği içinde daha nelere imza atabiliriz…..Tüm çabamız bu amaçladır.
Bu anlamda Cumhuriyet Halk Prtisi ve Milliyetçi Hareket Partisi ve diğer “HAYIR” cephesinin propagandasını da ileriye dönük olarak samimi bulmadığımı da önemle belirtmek isterim.
NİTEKİM
Neden “HAYIR” diyebildiklerini ve değişecek maddeler dışında söylemlerini de anlamış değilim.
BENİM
Neden “EVET” dediğim konusunda ben çok açık ve net olarak açıklayabiliyorum.
İNANIN
Bu tarz bir propaganda ve söylemle inanın Referandum sürecini manipule etmekten başka bir şey yaptıklarını sanmıyorum. Ve halkımızda yaptığımız söyleşilerde bunu açıkça belirtmektedir.
BAKIN
Bugün Yargının durumu apaçık meydandadır ve her şey bütün gerçekçiliği ile ortadadır.
Ve darbe Anayasası ile olarak pakette yer lan 15. madde yani darbecilerin yargılanması noktasında da toplum ve hukuk iki görüş belirtmektedir. Yani konu hukukun konusu olmakla beraber benim ilgi alanım dışında seyrettiği için ve daha değişiklik halkımızın değerlendirmesine sunulmuşken…
Bu konuda konuşmak kanaantimce günden dışı yorumdan öteye geçmemektedir.
ESASINDA
Bu bütün partilerin tüzük ve programlarında vardı ve bizim de vardı. Onlar cesaret edip gereğini yapmadıkları gibi şimdi bizim cesaretle 26 madde olarak halkımızla birlikte gerçekleştirdiğimiz demokrasi ve özgürlük alanında reformlara da köstek olmaktadırlar.
Oysa biz konu mecliste iken dahi. Madde madde her türlü konuyu tartışıp ortak ve halkala birlikte can alıcı bir noktaya onlarla da varmayı dilerdik. Ama maalesef her konuda olduğu gibi olumsu tavırlarını meclis içinde sürdürdükleri gibi bugünde sürdürmektedirler.
Bir kez daha belirtmek istiyorum. 13 Eylül sonrası yeni Anayasal boyutta değişiklikler için bu madde madde tartışma önerimizi vasıtanız ile bir kez daha Ana muhalefet ve Muhalefet partilerimiz açıkça samimi olarak belirtmek istiyorum.
NİÇİN BÜTÜN MADDELERİ
Bütün halinde oylamak gereği var. Bakın ilimizin 5 milletvekili var. Ve Genel Seçimde biz bu 5 milletvekili için aynı listeyi her parti için bir bütün halinde oylarımızla seçiyoruz.
Dolayıyla;
Anayasa değişikliği, hak ve özgürlükler açısından birbirini tamamlayan bir bütün paket..Siz hiç bir maddeyi paketten ayrı düşünemezsiniz…
Hem bunların ayrı ayrı oylanması da hem zaman açısından uygun değil… Hem de bütünlük açısından da mümkün değil.
Çünkü eşitlik ilkesinde vatandaşın demokratik bir topluma erişme isteği doğrultusunda bir reformudur da bu! Aynı zamanda halkımızın bize desteği ve verdiği destek göz önüne alındığında bu değişiklikleri yapmak hizmetinde olduğumuz halkımıza b,ir borumuzdu bu..
Aslında bu değişikliklerle devlette toplumu korumaktadır. Bakın bu konuda bir ombudsmanlık ve ekonomik konsey gibi kavramların Anayasaya girmesi yılların toplum üzerindeki eksikliklerinden birkaç tanesidir.
DİĞER YÖNDEN
Kadınlarımıza yönelik pozitif ayrımcılık ilkesel olarak kadınlarımıza yönelik şiddet ve cinsel saldırılara karşı kadınlarımızı koruyucu önemli bir değişikliktir.
Diğer açıdan Başbakanımızın kadınlarımıza bakış aşısı da her zaman olumludur. Bugün en fazla kadın yetkili ve her kademede kadın partili Adalet ve Kalkınma Partisinde bulunmaktadır.
AYNI ŞEKİLDE
Şehit yakınlarına, Gazilerimize ve özürlü vatandaşlarımıza yönelik diğer güvence altına alınan Anayasal Güvence ile toplumun önemli bir yarasına parmak basılmaktadır aslında…
ÇOCUKLARIMIZA
Yönelik şiddet ve önlenmesi çok önemli bir konudur. Yarın bu şiddete maruz kalan geleceğimiz olan çocuklarımızın birer suçlu olarak karşımıza çıkmasına kim engel olabilir ki!
İşte bu yüzden konunun Anayasal bazda güvence altına alınması bu açıdan önemlidir.
MEMURLARIMIZA
Bu Anayasa değişikliği ile Toplu Sözleşme hakkı tanıyoruz. Ve emeklilerde bu toplu sözleşme hakkından aynen yararlanacaktır.
HA!
Niçin GREV hakkı yok diyebilirsiniz.
BAKIN
Bu değişim bile memurlarımız açısından bir başlangıç olarak değerlendirilmelidir. 3 Ağustos sonra başta Sendikalar ile hükümet ve taraflar her yönüyle konuyu daha ileriye götürebilecek gelişmelere varılacak bir mutabakat ile ulaşabilirler.
GÖRÜLDÜĞÜ ÜZERE
Bu anayasa toplumu koruyup haklarını da Anayasal bazda kontrol altına alan bir Anayasadır.
Dolayısıyla;
Halkımızda bunun farkındadır ve o yüzden biz 12 Eylül akşamı sandıklardan EVET oylarının çıkacağına eminiz.
ASLINDA
Bu anayasa değişikliği ile ilgili temel tartışma 2 madde üzerinde görülse de..HSYK üzerinde yapılmaktadır.
Bugün HSYK nın mevcut yapısı ile son günlerde ki gelişmeler açıkça bir gerçeği işaret etmektedir. Adalet Bakanı ve Müsteşarı ile kurul üyeleri arasında yaşana uyuşmazlık açıkça kendini göstermektedir. Bize görmekteyiz.
AMA
Yapılan değişiklik ile HSYK üç Daire Başkanlığına bölünmekte ve Bakan ve Müsteşarın bugünkü yetkileri de bu dairelerce paylaşılmaktadır. Dolayısıyla kurul toplandı toplanmadı gibi bugünkü şikayetler de ortadan kalkacaktır.
Diğer yönden Anayasa Mahkemesi ile ilgili diğer değişiklikler bu konu ile birlikte bağlantılı olarak yapılmakta olduğundan…Önemli olan HSYK nın yapısının daha demokratik hale getirilmesidir.
BİR DE
Önem verdiğimiz en önemli konu;
Üstünlerin hukukundan ….Hukukun üstünlüğe geçilmesidir.
Bütünsel açıdan değerlendirildiğinde;
Bu değişiklikler AB ve Venedik kriterleri içerisinde dünyanın oratk akılla ulaştığı değerleri işaret etmektedir. Kadlı ki! Anayasa Paketinin tamamı da bu amaçlar doğrultusunda hazırlanmıştır.
Yani yasalarımız Avrupa Birliği ile ortak hale gelmektedir.
BAKINIZ
Muhalefet bir konuya sık sık değiniyor. Başbakanı Yüce Divana göndereceklerini belirtiyorlar.
Şunu hemen belirteyim. Başbakan ve Milletvekillerinin Yüce Divanda yargılanma şekilleri bellidir. Ve Kanunlarla bellidir.
Ve Anayasa paketinde de bu konuyla ilgili bildiğim kadarıyla da ilgili hiçbir madde yoktur.
O açıdan bu konuda fazla konuşmak bana boş geliyor.
ASLINDA GERÇEKLERİ SÖYLEMEK GEREKİRSE
Bu anayasa değişikliği için Adalet ve kalkınma partisinin Anayasası denilmektedir.
OYSA
Meclis muhalefet partileri tarafından konu Anayasa Mahkemesine de götürülmüş. Birkaç maddesi dışında da uygun görülerek bugün milletin Anayasa paketi olarak halkın oylarına sunulmuştur.
Ve en önemlisi de 12 Eylül 1980 darbe Anayasasında yapılacak değişiklerle 30 yıl sonra 12 Eylül 2010 tarihinde halkımız “EVET” demek suretiyle darbenin izlerine son verecektir.
Nitekim; Milletin n bize verdiği destekle..Biz mecliste gereğini yaptık. Söz şimd,i milletin ta kendisindedir.
VE
Biz milletim,izin bize olan güven ve desteği içerisinde halkımıza güveniyor.Onlara inanıyoruz.
Sizlerin vasıtasıyla halkımıza bu duygu ve düşüncelerimle saygılarımı sunuyor.
YAKIN ZAMANDA
Kutlayacağımız… Ramazan Bayramının da halkımızca mutluluk ve esenlikler içinde geçmesi dileğiyle sizlere saygılarımı sunuyorum…”